Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, bankacılık sektörünün 2026 yılı yol haritasına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Arslan, yeni dönemin "temkinli büyüme"den "verimlilik ve nitelik odaklı" bir aşamaya geçiş yılı olacağını vurguladı.
"2026 Verimlilik ve Nitelik Yılı Olacak"
Bankacılık söyleşileri kapsamında açıklamalarda bulunan Osman Arslan, 2026 yılında sektörün öncelikli hedeflerinin aktif kalitesini korumak, kredi büyümesini dengeli bir yapıda sürdürmek ve bilanço dayanıklılığını artırmak olduğunu belirtti. Arslan, ekonomik göstergelerdeki iyileşmeyle birlikte kaynak maliyetlerinin düşmesini ve kredi imkanlarının reel sektöre daha geniş bir yelpazede sunulmasını beklediklerini ifade etti.
Esnaf, KOBİ ve Girişimcilere Tam Destek
Halkbank’ın 2025 yılındaki performansına ve destek paketlerine değinen Arslan, özellikle esnaf ve kadın girişimcilere sağlanan finansman verilerini paylaştı:
Esnaf Kredileri: 2025'in ilk 11 ayında 231 bin esnafa toplam 155 milyar TL Hazine faiz destekli kredi kullandırıldı.
Kadın Girişimciler: 2021’den bu yana 263 bin kadın girişimciye 118 milyar TL finansman sağlandı.
Genç Girişimciler: "Gençİz Kredisi" ile 1 milyon TL üst limitli, teminatsız finansman desteği devreye alındı.
Finansal Göstergelerde Güçlü Performans
Orta Vadeli Program (OVP) ile tam uyumlu bir yönetim sergilendiğini belirten Arslan, Halkbank’ın 2025 yılının ilk 9 ayındaki finansal verilerini şu şekilde özetledi:
"Aktif büyüklüğümüz %34 artışla 4 trilyon lirayı aşarken, net karımız %80 artışla 20,2 milyar lira seviyesine ulaştı. Mevduat hacmimiz ise %33 oranında yükseliş gösterdi."
Yapay Zeka ve Dijital Bankacılık Dönemi
2026 yılında bankacılıkta dijital derinleşmenin ivme kazanacağını belirten Arslan; yapay zeka, veri analitiği ve otomasyon süreçlerinin sadece müşteri kanallarında değil, kredi tahsisi gibi operasyonel süreçlerde de verimliliği artıracağını müjdeledi.
Ekonomiye dair beklentilerini de paylaşan Arslan, dezenflasyon sürecinin meyvelerini 2026'da daha net vereceğini ifade etti. Cari açığın GSYH’ye oranının %1 seviyesinde istikrar kazanmasını ve işsizlik oranının tek haneli rakamlarda (yüzde 8'in altı) kalmasını öngördüklerini belirtti. Ülke risk primindeki (CDS) düşüşün ekonomi politikalarına olan güveni tescillediğini de sözlerine ekledi.
