HSBC Asset Management, küresel piyasalar için hazırladığı haftalık raporda yatırımcıları yüksek faiz ve enflasyon belirsizliğine karşı uyardı. Kurum, mevcut ekonomik koşullarda portföylerin tek bir koruma aracına bağlı kalınarak korunamayacağını vurguladı.
Uluslararası ve Gelişmekte Olan Piyasalar Cazip Görünüyor
Küresel piyasalardaki getiri beklentilerini değerlendiren HSBC Asset Management, değerlemelerin ve risk primlerinin uluslararası ile gelişmekte olan piyasalara yönelmeyi desteklediğini belirtti. Raporda; ekonomik şokların ve büyüme görünümünün faizleri uzun süre yüksek tutabileceği, bu durumun nakit ve sabit getirili varlıkların beklenen getirisini artırırken hisse senedi değerlemeleri üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi.
Gelişmekte olan piyasa hisselerinin yükselişini sürdürdüğüne dikkat çekilen raporda, kazançların özellikle Güney Kore ve Tayvan’daki yarı iletken devlerinde yoğunlaştığı kaydedildi. HSBC, yatırımcıların daha geniş bir yatırım yaklaşımının parçası olarak sınır piyasalarını da değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
Portföy Korumasında Çeşitlendirme Vurgusu
Dezenflasyon ve kalıcı enflasyon risklerinin aynı anda varlığını koruduğunu altını çizen HSBC, reel varlıklar, emtialar ve hedge fonları çeşitlendirme seçenekleri arasında sıraladı. G7 ülkelerinin tahvillerinin yüksek getiri sunduğu ve olası bir resesyon durumunda bu tahvil fiyatlarının belirgin şekilde yükselebileceği aktarıldı.
Ayrıca Fed’in ileriye dönük yönlendirmeden uzaklaşmasıyla birlikte piyasaların uyum sürecinde daha yüksek oynaklık ve risk primleriyle karşılaşabileceği ifade edildi.
Altında Talep Sürüyor, Koruma İşlevi Sınırlı
Yılın başlarında ons başına 5 bin doların üzerine çıktıktan sonra ivme kaybeden altın tarafında ise jeopolitik bölünme ve merkez bankalarının rezerv çeşitlendirmesinin talebi desteklediği bildirildi. HSBC, buna karşın altının son dönemde hisse senetlerindeki düşüşlere karşı yeterli koruma sağlayamadığını belirtti.
