TCMB’nin eski kurmayları, ücret artışları ve enflasyon dinamiklerine dair çarpıcı veriler paylaştı. TCMB eski Araştırma Müdürü Çağrı Sarıkaya ve eski Başekonomist Prof. Dr. Ali Hakan Kara, işgücü maliyetlerindeki artışın asgari ücret sınırlarını aştığını vurguladı.
İşgücü Maliyeti Asgari Ücret Artışını Geride Bıraktı
TCMB eski Araştırma Müdürü Çağrı Sarıkaya, 2025 yılı verileri üzerinden yaptığı analizde, asgari ücretin işverene maliyetinin (devlet desteği dahil) %29,9 oranında arttığını ifade etti. Ancak aynı dönemde ekonomi genelindeki saatlik işgücü maliyet artışının %39,5 seviyesine ulaştığına dikkat çekti.
Sektörel bazda bakıldığında artış oranları şu şekilde gerçekleşti:
En Yüksek Artış: %47,2 ile Bilgi ve İletişim sektörü.
En Düşük Artış: %36 ile Gayrimenkul Faaliyetleri.
Sarıkaya, 2022 yılından bu yana toplam işgücü maliyetlerinin asgari ücret artışının üzerinde seyrettiğini belirterek şunları söyledi:
“Ücret belirleme süreçleri açısından asgari ücretin baskılanması pek etkili olmamış görünüyor. Sorun başka yerde: Birikimli hayat pahalılığı ve enflasyon beklentileri.”
Ücretler ve Kur Arasındaki Makas Açılıyor
Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi ve TCMB eski Başekonomisti Prof. Dr. Ali Hakan Kara da konuya ilişkin paylaştığı grafikle ücret artışlarının döviz kurunu geride bıraktığını ortaya koydu. 2022 yılını baz alan verilere göre, saatlik ücret endeksi, sepet kur artışının belirgin şekilde üzerinde bir seyir izliyor.
Uzmanların ortak görüşü; reel sektördeki ücret baskısının temel kaynağının asgari ücret düzenlemeleri ya da kur hareketlerinden ziyade, süregelen yüksek enflasyon ve buna bağlı şekillenen gelecek beklentileri olduğu yönünde.
