Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Para Politikası Çalışma Grubu, 30’uncu değerlendirme notunu yayımlayarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Eylül ayı faiz kararına ilişkin önerisini kamuoyuyla paylaştı. Raporda, enflasyonda 13 aydır devam eden katı görünüm ve fiyatlama davranışlarındaki bozulma nedeniyle politika faizinin %37 seviyesinde korunması gerektiği belirtildi.
Çalışma Grubu, enflasyon hedeflerindeki yukarı yönlü revizyonların bir "faiz indirim alanı" olarak algılanmaması gerektiğinin altını çizdi.

Enflasyonda 13 Aylık Katılık ve OVP Uyumsuzluğu
Raporda, enflasyonun patikası ve resmi kurumlar arasındaki hedef farklılıklarına dair dikkat çeken tespitler öne çıktı:
13 Aydır Kırılamayan Katılık: Ağustos ayında manşet enflasyon %31,51, mevsim etkilerinden arındırılmış aylık enflasyon ise %2,29 olarak gerçekleşti. Yıllık enflasyonun son 13 aydır %30,7 ile %33,3 arasında sıkışıp kalması, katı görünümün sürdüğünü gösteriyor.
TCMB ve OVP Arasındaki Hedef Makası: TCMB’nin 2027 yılı için açıkladığı %15’lik enflasyon tahminine karşın, Orta Vadeli Program’da (OVP) bu hedefin %21 olarak belirlenmesi eleştirildi. TEPAV, iki resmi metin arasındaki bu uyumsuzluğun politikanın inandırıcılığını zayıflattığını kaydetti.
Maliye Politikası ve Yapısal Reform Vurgusu
TEPAV, dezenflasyon sürecinin yalnızca para politikasıyla yürütülemeyeceğini belirterek şu acil reform adımlarını sıraladı:
Mali Kapsam ve Vergi Reformu: Kapsamlı bir vergi reformu yapılması, kayıt dışılıkla etkin mücadele edilmesi ve kamu harcamalarının verimlilik temelinde gözden geçirilmesi istendi.
Kurumsal Bağımsızlık: TCMB, TÜİK ve BDDK'nin kurumsal bağımsızlıklarının yasal güvenceye kavuşturulması ve yargı sisteminde hukukun üstünlüğünün önceliklendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Merkez Bankası Kanunu Madde 42: Hedeflerden sapma yaşanması halinde TCMB'nin yasa gereği başarısızlık nedenlerini ve alınacak ek tedbirleri kamuoyuna açıklama yükümlülüğünün (Madde 42) eksiksiz işletilmesi talep edildi.
