ABD'de Donald Trump yönetiminin küresel ticareti yeniden şekillendirme hedefiyle hazırladığı yeni gümrük vergileri, 24 Şubat itibarıyla resmen uygulanmaya başlandı. Yüksek Mahkeme’nin yetki iptali sonrası 1974 Ticaret Yasası’na dayandırılan düzenleme ile muafiyet dışındaki tüm ithal ürünlere %10 ek vergi getirildi. Beyaz Saray 1,2 trilyon dolarlık ticaret açığını gerekçe gösterirken, lojistik devi FedEx karara karşı hukuki süreç başlattı.
Yüksek Mahkeme Kararı Sonrası Yeni Dayanak: 1974 Ticaret Yasası
ABD Yüksek Mahkemesi'nin 20 Şubat'ta aldığı karar, Başkan Trump'ın gümrük vergilerini dayandırdığı Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası'nın (IEEPA) bu yetkiyi kapsamadığına hükmetmişti. Bu gelişme üzerine Trump yönetimi, rotayı 1974 Ticaret Yasası'na kırdı.
Yasanın 122. maddesine dayandırılan yeni kararla birlikte:
İthal edilen ürünlere başlangıç aşamasında %10 ek vergi uygulanacak.
Beyaz Saray, %15'e çıkarılması gündemde olan artışın ileri bir tarihte değerlendirileceğini açıkladı.
Düzenleme, "büyük ve ciddi" ödemeler dengesi açıklarını gidermek amacıyla 150 güne kadar geçici yetki tanıyor.
Gerekçe: 1,2 Trilyon Dolarlık Ticaret Açığı
Yönetim, bu radikal hamlenin temel nedenini ekonomik verilerle savunuyor. ABD'nin yıllık 1,2 trilyon dolara ulaşan ticaret açığı ve gayrisafi yurt içi hasılanın %4’üne tekabül eden cari açık, vergi paketinin ana gerekçesi olarak sunuldu. ABD Gümrük ve Sınır Muhafaza Birimi (CBP), bugünden itibaren gümrüklerde yeni tarifelerin uygulanacağını teyit etti.
İş Dünyasından İlk İtiraz: FedEx Dava Açtı
Yeni gümrük vergileri iş dünyasında büyük bir belirsizlik dalgası yaratırken, lojistik sektörünün küresel oyuncusu FedEx federal hükümete karşı harekete geçti. ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi'ne başvuran şirket, Şubat 2025'ten bu yana uygulanan vergilerin maddi zarara yol açtığını belirterek;
Hukuka aykırı bulunan vergilerin yasal faiziyle iadesini,
Yeni düzenlemenin durdurulmasını talep etti.
Hukukçular ve ekonomi uzmanları, ABD'nin dış yükümlülüklerini karşılama kapasitesinin mevcut olduğunu, bu nedenle "ödemeler dengesi krizi" gerekçesinin hukuki zeminde tartışmaya açık olduğunu vurguluyor.
