DEİK/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Türkiye'yi "etki alanları ve tehditler" kategorisinde sınıflandırmasına sert tepki gösterdi. Yalçındağ, bu yaklaşımın jeopolitik gerçeklerle bağdaşmadığını ve Avrupa'nın kendi stratejik kapasitesine zarar verdiğini vurguladı.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in geçtiğimiz günlerde yaptığı, Avrupa'nın Rusya, Çin veya Türkiye gibi aktörlerin etkisine bırakılmaması gerektiğine dair açıklamalarını değerlendirdi. Yalçındağ, Türkiye’nin bir "tehdit" değil, Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası ve stratejik ortağı olduğunun altını çizdi.
"Kullanılan Dil Jeopolitik Gerçeklikten Uzak"
Yalçındağ, AB'nin kurucu ruhunun farklılıkları ortak akla dönüştürmek olduğunu hatırlatarak, Türkiye’nin aday ülke ve NATO müttefiki kimliğiyle bu tür bir kategorizasyona dahil edilmesinin hatalı olduğunu belirtti. Yalçındağ, "Bu dil, jeopolitik gerçeklikten ziyade taktiksel hesaplara dayanıyor izlenimi veriyor. Türkiye; enerji, göç, güvenlik ve Gümrük Birliği gibi alanlardaki derin bağımlılığıyla Avrupa’nın stratejik bir ortağıdır," dedi.
Uluslararası Arenada Türkiye'nin Kritik Rolü
Türkiye’nin son dönemde artan diplomatik ve stratejik ağırlığına dikkat çeken Yalçındağ, Avrupa içinden gelen destekleyici sesleri de hatırlattı:
AP Raportörü Nacho Sánchez Amor: Von der Leyen'in analizini "jeopolitik açıdan hatalı" bularak, güvenlik alanındaki iş birliği mesajlarıyla tutarsız olduğunu vurguladı.
Komisyon Üyesi Marta Kos: Türkiye'nin sadece aday bir ülke değil, Avrupa için vazgeçilmez bir stratejik ortak olduğunu ifade etti.
Münih Güvenlik Konferansı: "Türkiye’siz olmaz" fikrinin öne çıktığı konferansta, Türkiye'nin NATO'nun güney kanadındaki ve Karadeniz güvenliğindeki kilit rolü tescillendi.
2026 Kritik Bir Yıl: NATO Zirvesi ve COP 31
Türkiye'nin küresel ajandadaki belirleyici konumuna değinen Yalçındağ, Temmuz ayında Ankara’da gerçekleştirilecek tarihi NATO Zirvesi ve Kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP 31 İklim Zirvesi’nin altını çizdi. Yalçındağ, Avrupa'nın geleceğinin Türkiye ile birlikte şekillenmesinin her iki taraf için de en akılcı yol olduğunu belirtti.
