Tarımda verimi artırmak amacıyla yaygın olarak kullanılan pestisitler, insan sağlığı ve çevre üzerindeki olumsuz etkileriyle gündemden düşmüyor. Hormon bozukluklarından sinir sistemi hasarına, hatta uzun vadede kanser riskine kadar pek çok ciddi sağlık sorununa yol açabilen bu kimyasallar, toprağı ve su kaynaklarını da kirleterek ekosistemi tehdit ediyor.
Çevre Çalışma Grubu (EWG), ABD Tarım Bakanlığı'nın güncel verilerini analiz ederek hazırladığı son araştırmasında, sofralarımızdan eksik etmediğimiz meyve ve sebzelerdeki korkutan tabloyu gözler önüne serdi. Araştırma sonucunda tüketiciler için "kirli" ve "temiz" olmak üzere iki farklı alışveriş rehberi oluşturuldu.
Kirli Listede Ürkütücü Rakamlar: Yüzde 96 Pestisit
EWG'nin analizlerine göre, "kirli" olarak sınıflandırılan listedeki meyve ve sebzelerin yüzde 96'sında pestisit kalıntısına rastlandı. İncelenen örneklerin yüzde 63'ünde ise doğrudan zararlı kimyasallar tespit edildi.
Listenin en başında, sağlık deposu olarak bildiğimiz ıspanak yer alırken; onu kıvırcık lahana, karalahana ve hardal otu takip etti. Özellikle lahana örneklerinin yarısından fazlasında, kanserojen etkisiyle bilinen DCPA maddesinin bulunması dikkat çekti.
En Güvenli Ürünler: Temiz Liste
Pestisit kalıntısının en düşük seviyede olduğu gıdaların başında ananas geliyor. Tüketiciler için daha güvenli kabul edilen "temiz" listede yer alan diğer ürünler ise şunlar:
Mısır (taze ve dondurulmuş)
Avokado
Papaya
Soğan
Dondurulmuş tatlı bezelye
Kuşkonmaz
Lahana ve karnabahar
Karpuz, mango ve muz
Havuç, mantar ve kivi
Uzmanlar, pestisit etkilerini minimize etmek için meyve ve sebzelerin bol suyla yıkanmasını, mümkünse sirkeli suda bekletilmesini veya kabuklarının soyularak tüketilmesini öneriyor.
