Türkiye genelinde milyonlarca çalışanı ilgilendiren staj ve çıraklık sigortası mağduriyeti, sosyal medyada yayılan “Stajyer Çırak Haklı” kampanyasıyla yeniden en üst sıralara taşındı. Çocuk yaşta sanayide, atölyelerde ve işletmelerde ter döken, ellerine verilen sigorta kartlarıyla sisteme dahil edildiklerini düşünen binlerce vatandaş, yıllardır çözülmeyen bu adaletsizliğin son bulmasını istiyor.
Peki, staj ve çıraklık sigortası mağdurlarının temel talepleri neler? Mevcut sistemde karşılaşılan engeller ve beklentiler nasıl şekilleniyor?
Staj ve Çıraklık Mağdurlarının Temel Talepleri Nelerdir?
Mağdur federasyonları ve platformlar aracılığıyla seslerini duyuran stajyer ve çırakların talep ettiği çözümler başlıca iki ana başlıkta toplanıyor:
Sigorta Başlangıcının Çıraklığa Çekilmesi: Staj veya çıraklık döneminde adına sigorta tescili yapılan kişilerin ellerindeki ilk sigorta kartı tarihinin, emeklilik hesaplarında (SSK/4A) ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmesi.
Borçlanma Hakkı Tanınması: Eksik prim günlerinin geriye dönük borçlanma yöntemiyle ödenebilmesine imkân sağlanması, böylece özellikle 1999 öncesi çıraklık yapanların EYT kapsamına dahil edilmesi veya prim günlerine katkı sunulması.

Mevcut Sistem Neden Mağduriyet Yaratıyor?
Mevcut yasal düzenlemelere göre, stajyer ve çıraklardan alınan sigorta primleri yalnızca kısa vadeli sigorta kolları (iş kazası, meslek hastalığı ve genel sağlık sigortası) kapsamında değerlendiriliyor.
Emekliliğe Sayılmayan Primler: Primler yatmaya başlamasına ve SGK sisteminde tescil görünmesine rağmen, bu süreler uzun vadeli sigorta kollarına (emeklilik yaş ve prim gün hesaplamasına) dahil edilmiyor.
Adalet Vurgusu: Çocuk yaşta fiilen üretim süreçlerinin içinde yer aldıklarını, makinelerde çalıştıklarını belirten mağdurlar, ellerindeki sigorta kartlarının emeklilikte yok sayılmasını "kandırılmak" olarak nitelendiriyor.
