Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan "İstatistiklerle Kadın, 2025" bülteni, Türkiye’de kadınların toplumsal hayattaki konumuna dair dikkat çekici verileri gün yüzüne çıkardı. Eğitim ve iş hayatındaki gelişmelere rağmen, istihdamdan yoksulluk riskine kadar pek çok alanda kadınların erkeklere kıyasla daha dezavantajlı olduğu görüldü.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde kamuoyuyla paylaşılan veriler, nüfusun yarısını oluşturan kadınların ekonomik ve sosyal alandaki temsilinde yaşanan yapısal sorunları somut rakamlarla ortaya koyuyor.
İstihdamda "Cam Tavan" Sürüyor
TÜİK verilerine göre, 2024 yılında kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 36,8’de kalırken, erkeklerde bu oran yüzde 72,0 olarak kaydedildi. İstihdam oranlarında ise uçurum daha da derinleşiyor; kadınların istihdam oranı yüzde 32,5 iken erkeklerde bu oran yüzde 66,9 seviyesinde. Özellikle 3 yaşın altında çocuğu olan kadınlarda istihdam oranının yüzde 26,9’a gerilemesi, bakım sorumluluklarının kadınların omuzlarında olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Eğitim Düzeyi Yükselse de Sonuçlar Değişmiyor
2024 verilerine göre, 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi kadınlarda 8,8 yıla yükseldi. Yükseköğretim mezunu kadınların oranı yüzde 23,6’ya ulaşsa da, bu eğitim düzeyi işgücüne katılımı artırsa bile toplumsal cinsiyet temelli gelir ve temsil eşitsizliğini tamamen ortadan kaldırmıyor.
Sağlıklı Yaşam Süresi Erkeklerden Daha Kısa
Türkiye’de kadınlar erkeklerden daha uzun yaşıyor (kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl). Ancak, günlük faaliyetleri kısıtlayacak bir sağlık sorunu olmadan yaşamayı ifade eden "sağlıklı yaşam süresi" erkeklerde kadınlardan 2,6 yıl daha uzun. Bu durum, kadınların uzun ömürlerinin daha büyük bir kısmını sağlık sorunlarıyla geçirdiğine işaret ediyor.
Şiddet, Kadınların Hayatında "Gölge" Gibi
Araştırmanın en sarsıcı verilerinden biri şiddet alanında geldi. Yaşamının herhangi bir döneminde psikolojik, ekonomik, fiziksel veya dijital şiddete maruz kalmayan kadın neredeyse yok. Özellikle ekonomik şiddetin aile içi kaynaklı olması ve yükseköğretim mezunu kadınlarda dijital şiddet/ısrarlı takip oranlarının artması, şiddetin şekil değiştirerek sürdüğünü gösteriyor.
Karar Alma Mekanizmalarında Temsil
Siyasette ve yönetimde kadın temsili yıllar içinde artış gösterse de, hedeflenen seviyelerin uzağında. 2025 sonu itibarıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki kadın milletvekili oranı yüzde 19,9 seviyesinde. Borsa İstanbul’da işlem gören en büyük 50 şirketin yönetim kurullarındaki kadın üye oranı ise yüzde 18,3 ile sınırlı kaldı.
Boşanma ve Yoksulluk Riski
Boşanma istatistikleri, çocukların velayetinin yüzde 74,6 oranında anneye verildiğini gösterirken, yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan kadınların oranı yüzde 30,1 ile erkeklerden (yüzde 25,6) daha yüksek seyrediyor.
