YatırımX Şirket Haberleri Fonlar gerçekten kazandırıyor mu, yoksa yeni bir altın hikâyesi mi yazılıyor?

Fonlar gerçekten kazandırıyor mu, yoksa yeni bir altın hikâyesi mi yazılıyor?

Fonlara rekor para girişi sürüyor. Peki yatırım fonları gerçekten uzun vadede kazandırıyor mu, yoksa altın yatırımında yaşanan beklenti döngüsü fonlarda da tekrar mı ediyor? Alper Tunga Akkuş değerlendirdi.

Türkiye'de yatırımcıyı anlamak bazen gerçekten zor.

Geçen yıl herkes halka arz uzmanıydı.

Ondan önce herkes tavan bozma analistiydi.

Daha öncesinde herkes altın profesörüydü.

Şimdi ise herkes fon uzmanı...

Bankaya giriyorsunuz, fon.

Mobil uygulamayı açıyorsunuz, fon.

YouTube'da fon.

X'te fon.

LinkedIn'de fon.

Bir arkadaş ortamına girin, en az bir kişi size mutlaka "Şu fon geçen yıl %180 yaptı." diye anlatacaktır.

Sanki fon değil, hayat sigortası satıyor.

Halbuki finans piyasalarının ilk kuralı çok basittir.

Bir yatırım aracı manşet olmaya başladıysa, hikâyenin önemli kısmı çoktan yaşanmış olabilir.

Yanlış anlaşılmasın...

Ben fonlara karşı değilim.

Hatta Türkiye'de yatırım kültürü adına son yılların en doğru gelişmelerinden biri olduğunu düşünüyorum.

Ama dikkatimi çeken başka bir konu var.

Artık fonların nasıl yönetildiğinden çok, son bir yılda kaç kazandırdığı konuşuluyor.

İşte bu cümleyi daha önce de duymuştuk.

Hatırlayın...

Bir dönem herkes altını konuşuyordu.

"Altın düşmez."

"Merkez bankaları alıyor."

"Bu daha başlangıç."

"8 bin TL olacak."

O dönem altın almak istemeyen neredeyse finans cahili ilan ediliyordu.

Şimdi aynı cümleleri fonlar için kurmaya başladık.

"Bu fon son iki yılda %250 yaptı."

"Şu fonu kaçıran üzülür."

"Fon yöneticisi efsane."

Peki kimse şunu soruyor mu?

Bu fon neden %1000 yaptı?

Çünkü o dönemde teknoloji hisseleri uçmuş olabilir.

Çünkü dolar yükselmiş olabilir.

Çünkü altın tarihi zirve yapmış olabilir.

Çünkü Borsa İstanbul tarihi bir ralli yaşamış olabilir.

Yani başarı bazen yöneticiden değil, rüzgârdan gelir.

İyi kaptan olmak önemlidir...

Ama deniz sürekli sakin kalmaz.

...

TEFAS rakamları da ilginç

Bugün TEFAS'a baktığımızda 100 milyar TL'nin üzerinde büyüklüğe ulaşan sadece 12 fon var.

Daha da ilginci, bunların 8'i döviz serbest fonu.

Resim

Demek ki yatırımcı aslında "TL'ye güveniyorum." demiyor.

"Doları, yabancı hisseleri, eurobondu sen yönet, ben uğraşmayayım." diyor.

Yani fonlara giren para kadar, hangi fonlara girdiği de önemli.

...

Fonlar hep kazandırır mı?

Keşke cevabı "evet" olsaydı.

Ama finans tarihi böyle işlemiyor.

2000'lerde teknoloji fonları...

2008 öncesinde emlak fonları...

2020'de SPAC çılgınlığı...

2021'de kripto fonları...

Hepsinin ortak özelliği neydi biliyor musunuz?

En çok ilgi gördükleri dönem, çoğu zaman en yüksek beklentilerin oluştuğu dönemdi.

Çünkü yatırımcı çoğunlukla geleceği değil...

Geçmiş performansı satın alır.

Ve finans piyasaları geçmiş performansı satın alanlara bazen oldukça pahalı dersler verir.

Son söz

Fonlar kötü mü?

Hayır.

Muhtemelen önümüzdeki 10 yılda Türkiye'de fon sektörü daha da büyüyecek.

Ama beni düşündüren başka bir konu var.

Son dönemde insanlar fonun stratejisini okumuyor.

Yönetim ücretine bakmıyor.

İçindeki varlıkları bilmiyor.

Tek baktığı şey şu:

"Geçen yıl yüzde kaç kazandırdı?"

İşte finans tarihinin en tehlikeli sorusu da tam olarak budur.

Çünkü piyasalar genellikle en çok alkışlanan hikâyeleri değil...

En çok satın alınan hikâyeleri düzeltmeyi sever.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *