YatırımX Şirket Haberleri Halka arz olacak Albayrak Beton'da beğendiğim noktalar

Halka arz olacak Albayrak Beton'da beğendiğim noktalar

Yazarımız Alper Tunga Akkuş, Albayrak Beton halka arzını hazır beton sektörünün 10 yıllık görünümü, şirketin güçlü yönleri ve gelecek vizyonuyla değerlendirdi.

Son dönemde halka arzlar konusunda oldukça seçici olduğumu bilen bilir. Hatta çoğu zaman "Şirket gerçekten güçlüyse neden halka arz oluyor?" diye soran tarafta oldum. Bu yüzden önüme gelen her izahnameyi aynı heyecanla okumuyorum.

Ama Albayrak Beton'un izahnamesini incelerken bu kez şirketten önce sektöre odaklandım.

Çünkü yatırım yaparken önce şu soruyu sorarım:

Önümüzdeki 10 yılda hangi sektör büyüyecek?

Bence hazır beton, Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda önemini koruyacak sektörlerden biri.

Hazır beton denildiğinde çoğumuzun aklına hâlâ konut geliyor. Oysa sektör artık yalnızca konut üretiminden ibaret değil.

2017 yılında Türkiye'de yaklaşık 115 milyon metreküp olan hazır beton üretimi, ekonomideki yavaşlama ve yüksek faiz ortamının etkisiyle 2019 yılında 80 milyon metreküpe kadar geriledi. O günlerde birçok kişi sektörün uzun süre toparlanamayacağını düşünüyordu.

Ancak hikâye bambaşka yazıldı.

Deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları başladı.

İstanbul'da kentsel dönüşüm yeniden hız kazandı.

Metro hatları, otoyollar, viyadükler, tüneller, hastaneler, organize sanayi bölgeleri ve kamu yatırımları devam etti.

Bugün ise Türkiye'nin yıllık hazır beton üretimi 140 milyon metreküpe yaklaşmış durumda. Yaklaşık altı yılda %75'e varan bir büyümeden söz ediyoruz.

Bence bu sadece bir sektör verisi değil.

Bir ülkenin geleceğini bazen konut satışları değil, döktüğü beton miktarı anlatır.

Çünkü beton; ev demektir, fabrika demektir, hastane demektir, metro demektir, köprü demektir. Kısacası büyüyen ekonominin en temel girdilerinden biridir.

Üstelik önümüzdeki 10 yıla baktığımızda bu talebi destekleyecek başlıklar da ortadan kalkmış değil. Kentsel dönüşüm yıllarca devam edecek. Deprem bölgesindeki yeniden inşa süreci tamamlanmış değil. Ulaşım ve altyapı yatırımları sürecek. Türkiye üretmeye devam ettiği sürece beton da bu büyümenin vazgeçilmez parçalarından biri olacak.

İşte Albayrak Beton'u incelerken dikkatimi çeken nokta tam da burada başladı.

Şirket bugün İstanbul'da faaliyet gösteren 5 hazır beton santraline sahip. Bunların 2'si sabit, 3'ü mobil. Toplam üretim kapasitesi saatte 400 metreküp. Özellikle mobil santraller, büyük şantiyelerde ve altyapı projelerinde üretimin ihtiyaç duyulan noktaya taşınabilmesi açısından önemli bir operasyonel avantaj sağlıyor.

Şirket sadece hazır beton üretimiyle de sınırlı değil.

Aynı zamanda Teraphill 15, Moonpark Koru, Teraphill Loft ve Villa Rise gibi kendi gayrimenkul projelerini geliştiriyor. Yani yalnızca beton satan değil, geliştirdiği projelerde de yer alan entegre bir iş modeline sahip. Kalite tarafında da önemli standartlara sahip olması dikkat çekiyor. TS EN 206+A2, TS 13515, KGS ve CSC belgeleri, özellikle büyük ölçekli ve kurumsal projelerde önemli referanslar arasında yer alıyor.

Finansallara baktığımda da şirketin belirli bir ölçeğe ulaştığını görüyorum. Enflasyon muhasebesi uygulanmış finansallara göre 2025 yılında yaklaşık 2,16 milyar TL hasılat elde etmiş. 236,6 milyon TL brüt kâr üretmiş. 2,27 milyar TL özkaynağa sahip. 2026'nın ilk üç ayında ise 537,6 milyon TL ciro açıklamış durumda.

Halka arz tarafında da dikkatimi çeken bir nokta var. Şirket sermayesini 201 milyon TL'den 250 milyon TL'ye çıkarıyor. Yani halka arzın önemli bölümü şirkete yeni kaynak olarak girecek. Üretim kapasitesini, işletme sermayesini ve büyümesini destekleyecek her kaynak bana göre şirket açısından değerli.

Ben yatırım yaparken sadece bugünkü rakamlara bakmıyorum.

Şirketin bulunduğu sektör büyüyor mu?

On yıl sonra da talep görecek mi?

Yeni yatırımlarla kapasitesini artırabilir mi?

Asıl sorduğum sorular bunlar.

Bir de şunu unutmamak gerekiyor...

Bugün beton kazandırıyor olabilir. Ancak hiçbir sektör sonsuza kadar aynı büyüme hızını korumaz.

İşte tam da bu yüzden, güçlü nakit üreten sanayi şirketlerinin kazançlarını yalnızca kendi faaliyet alanlarına yatırmalarını yeterli bulmuyorum.

Eğer Albayrak Beton önümüzdeki yıllarda güçlü nakit üretmeye devam ederse, ben o sermayenin bir bölümünün yapay zekâ ve teknoloji girişimlerine yönlendirilmesini isterim. Çünkü dünyanın en değerli şirketlerine baktığınızda ortak özellikleri sadece kendi işlerini büyütmeleri değil; kazandıkları sermayeyi geleceğin sektörlerine taşıyabilmeleri.

"Betonla yapay zekânın ne ilgisi var?" diye sorabilirsiniz.

Aslında mesele beton ya da yapay zekâ değil; sermayeyi doğru yönetebilmek. Bugün betonun kazandırdığı parayı, yarının ekonomisini şekillendirecek teknolojilere aktarabilen şirketler, yalnızca kendi sektörlerinde değil, bambaşka alanlarda da değer üretebilir. Bana göre güçlü sanayi şirketlerinin görevi sadece üretmek değil, aynı zamanda geleceğin girişimlerini de büyütmek olmalı.

Türkiye'nin de buna ihtiyacı var.

Bugün güçlü üretim yapan sanayi şirketleri, yarının teknoloji girişimlerinin en önemli yatırımcısı olabilir. Bu sadece o şirketler için değil, ülkenin girişimcilik ekosistemi için de büyük bir kazanım sağlar.

Belki bugün Albayrak Beton bir hazır beton şirketi.

Ama neden yarın, başarılı teknoloji girişimlerine yatırım yapan, yapay zekâ şirketlerine ortak olan, yeni nesil girişimcileri destekleyen bir yatırım grubuna dönüşmesin?

Bence gerçek vizyon tam da burada başlıyor.

Bir şirket sadece beton üretirse, bulunduğu sektör kadar büyür.

Ama betondan kazandığı sermayeyle geleceğin teknolojilerine ortak olursa, artık sadece bina değil, geleceği de inşa etmeye başlar.

Ve bana göre, uzun vadede en değerli şirketler de tam olarak bunu başarabilenler olacak.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *