YatırımX Şirket Haberleri MSCI ve S&P'nin Türkiye uyarısı hafife alınmamalı

MSCI ve S&P'nin Türkiye uyarısı hafife alınmamalı

MSCI ve S&P Dow Jones'un Türkiye'ye yönelik son uyarıları ne anlama geliyor? Endonezya örneği, yabancı yatırımcı algısı, Destek Finans'ın piyasa değeri ve küresel fonların bakış açısını Alper Tunga Akkuş değerlendirdi.

Dünyada yatırım fonlarının büyük bölümü, bir ülkeye yatırım yapıp yapmayacağına karar verirken sadece ekonomik verilere bakmıyor. MSCI ve S&P Dow Jones gibi küresel endeks sağlayıcılarının hazırladığı raporları ve ülke sınıflandırmalarını da dikkate alıyor.

Bunun nedeni çok basit. Bugün trilyonlarca dolarlık pasif ve aktif fon, portföylerini bu endekslere göre oluşturuyor. Bir ülkenin endeks statüsünde yaşanacak değişiklik, milyarlarca dolarlık sermaye hareketini tetikleyebiliyor. Kısacası bunlar hukuken özel şirket olabilir ancak sermaye piyasalarındaki etkileri birçok resmi kurumdan çok daha büyük.

İşte bu nedenle son haftalarda gelen iki haberin hafife alınmaması gerekiyor.

Önce MSCI, Türkiye'yi gelişmekte olan piyasalar (Emerging Markets) statüsünden çıkarıp Frontier Market kategorisine düşürme ihtimalini değerlendirmeye aldı. Ardından S&P Dow Jones da benzer gerekçelerle Türkiye'yi izleme listesine ekledi. Her iki kurumun da dikkat çektiği başlıklar ise benzerdi; piyasa erişimi, şeffaflık ve yatırımcı güveni.

Tam da böyle bir dönemde Borsa İstanbul'da dikkat çekici bir tablo oluştu.

Destek Finans'ın piyasa değeri yaklaşık 1,25 trilyon TL'ye ulaştı.

Bu rakam, Garanti BBVA, Yapı Kredi ve İş Bankası'nın toplam piyasa değerini geride bıraktı. Üstelik şirketin yer aldığı TLY Fonu 211 milyar TL büyüklüğe ve 93 binden fazla yatırımcıya ulaştı.

Burada mesele herhangi bir şirketi hedef göstermek değil.

Ancak rakamlara baktığınızda ortaya çıkan değerleme doğal olarak bazı soru işaretlerini beraberinde getiriyor.

Şirketin son açıkladığı finansallarda yaklaşık 1,18 milyar TL net dönem kârı, 13,3 milyar TL özkaynak ve 56 milyar TL aktif büyüklüğü bulunuyor. Buna rağmen güncel piyasa çarpanları 298 F/K ve 98 PD/DD seviyesine ulaşmış durumda.

Elbette borsada fiyatı yatırımcı belirler.

Ancak dünyanın herhangi bir yerindeki kurumsal yatırımcı bu tabloya baktığında ilk soracağı soru şudur:

"Bu değerleme hangi beklentiyle oluştu?"

Çünkü yalnızca şirketin piyasa değerine değil, o değerin hangi finansal büyüklüklerle desteklendiğine de bakılır.

Son bir aydır Prof. Dr. Kerem Alkin ve Prof. Dr. Emre Alkin başta olmak üzere bazı ekonomistler ve piyasa yorumcuları, "MSCI ve S&P devlet kurumu değil, bunlar özel şirket." görüşünü dile getiriyor.

Evet, hukuken özel şirketler.

Ancak konu hiçbir zaman onların hukuki statüsü olmadı.

Bugün dünyanın en büyük yatırım fonları, emeklilik fonları ve ETF'leri yatırım kararlarını verirken MSCI ve S&P endekslerini referans alıyor. Yani önemli olan tabelalarında "A.Ş." yazması değil; küresel sermayenin bu kurumları referans alması.

Eğer bu kurumların raporları önemsiz olsaydı, ülkeler endeks statülerini korumak için yıllarca düzenleme yapmaz, yabancı yatırımcılar da bu raporları bu kadar yakından takip etmezdi.

Endonezya bunun en güncel örneği.

Ocak ayından bu yana MSCI incelemesi altında bulunan Endonezya'da borsa bu yıl dolar bazında yaklaşık %35 değer kaybetti. Bunun tek nedeni elbette MSCI değildi. Ancak yatırımcı güveni sorgulanmaya başladığında uluslararası sermayenin ne kadar hızlı reaksiyon verdiğini göstermesi açısından önemli bir örnek oldu.

Bugün Türkiye'nin de aynı başlıklarla gündeme gelmesini sadece "Bunlar özel şirket." diyerek geçiştirmek bana göre doğru bir yaklaşım değil.

Çünkü sermaye piyasalarında en değerli varlık para değil, güvendir.

Yabancı yatırımcı bizim anlattığımız hikâyeleri değil, ekranındaki fiyatlamaları ve çarpanları görüyor. Türkiye'nin yeniden güçlü yabancı sermaye çekmesini istiyorsak, yalnızca MSCI ve S&P'yi eleştirmek yetmez; bu kurumların raporlarında dikkat çekilen başlıkların neden gündeme geldiğini de sorgulamamız gerekir.

Haberi getirene kızmak kolaydır. Asıl zor olan, o haberin neden yazıldığını sorgulayabilmektir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *