YatırımX Şirket Haberleri Volkswagen'de beklentiler düştü: Çin ve ABD baskısı büyüyor

Volkswagen'de beklentiler düştü: Çin ve ABD baskısı büyüyor

Volkswagen, Çin pazarındaki daralma, ABD tarifeleri ve artan maliyetler nedeniyle 2026 satış geliri ile araç teslimatı beklentilerini aşağı yönlü revize etti.

Alman otomotiv devi Volkswagen, Çin pazarındaki zayıflayan talep, ABD'nin uyguladığı ek tarifeler ve yükselen operasyonel maliyetlerin etkisiyle 2026 yılına ilişkin finansal beklentilerini aşağı yönlü revize etti. Şirket, değişen küresel ekonomik koşullara uyum sağlamak amacıyla kapsamlı yeniden yapılanma programını hızlandıracağını duyurdu.

Satış geliri ve teslimat beklentileri düşürüldü

Volkswagen, 2026 yılında satış gelirinin önceki yıla göre yüzde 3 düşüş ile yatay seyir arasında gerçekleşmesini beklediğini açıkladı. Daha önce şirket, gelirlerde yatay seyir ile yüzde 3 büyüme arasında bir performans öngörüyordu.

Araç teslimatları tarafında da beklentiler aşağı çekildi. Daha önce "yatay" seviyede kalması beklenen teslimatların artık yıllık bazda yüzde 3 ila yüzde 7 arasında gerilemesi öngörülüyor.

Çin pazarı beklentileri olumsuz etkiledi

Beklentilerdeki revizyonun en önemli nedenlerinden biri Çin otomotiv pazarındaki sert daralma oldu. Yılın ilk yarısında Çin otomotiv pazarı yaklaşık yüzde 20 küçülürken, Volkswagen'in ülkedeki satışları ise yüzde 31,6 geriledi. Dünyanın en büyük otomotiv pazarındaki zayıf performans, şirketin küresel görünümünü de olumsuz etkiledi.

Buna karşın Volkswagen, faaliyet kâr marjı beklentisini yüzde 4 ile yüzde 5,5 aralığında korudu.

İkinci çeyrek gelirleri beklentiyi aşarken kâr geriledi

Şirketin ikinci çeyrek satış geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artışla 82,44 milyar euroya yükseldi. Böylece gelirler, piyasa beklentisi olan 81,16 milyar euronun üzerine çıktı.

Ancak kârlılık tarafında beklentilerin altında bir tablo oluştu. Faaliyet kârı yüzde 9,5 düşüşle 3,47 milyar euroya gerilerken, analistlerin 4,02 milyar euroluk beklentisi karşılanamadı.

Vergi sonrası net kâr ise 1,54 milyar euro olarak gerçekleşti. Bu rakam da piyasanın 2,37 milyar euroluk beklentisinin altında kaldı. Faaliyet kâr marjı ise geçen yılki yüzde 4,7 seviyesinden yüzde 4,2'ye geriledi.

İkinci çeyrekte araç satışları yüzde 9,7, teslimatlar yüzde 8,6 ve üretim yüzde 13,4 oranında azaldı.

ABD tarifeleri ve üretim kesintisi maliyetleri artırdı

Volkswagen, Kuzey Amerika'da ID.4 modelinin üretiminin durdurulmasının yaklaşık 500 milyon euro ek maliyet oluşturduğunu açıkladı.

Bunun yanında ABD'nin uyguladığı gümrük tarifelerinin ilk yarı faaliyet kârı üzerindeki olumsuz etkisinin yaklaşık 1,3 milyar euro olduğu belirtildi.

Öte yandan şirketin otomotiv bölümündeki net nakit akışı önemli ölçüde iyileşti. Geçen yılın aynı döneminde eksi 1,4 milyar euro seviyesinde bulunan nakit akışı, bu yıl 3,2 milyar euroya yükseldi.

Volkswagen yeniden yapılanmayı hızlandıracak

Volkswagen yönetimi, mevcut maliyet azaltma programının küresel ekonomik baskılar karşısında yeterli olmadığını belirterek daha kapsamlı bir dönüşüm sürecine geçileceğini açıkladı.

Şirketin yeni stratejisi kapsamında;

  • Araç üretim maliyetlerinin azaltılması,
  • Genel giderlerin düşürülmesi,
  • Fabrikalarda verimliliğin artırılması,
  • Teknoloji geliştirme süreçlerinin hızlandırılması,
  • Yönetim yapısının sadeleştirilmesi hedefleniyor.

Ayrıca model yelpazesinin önemli ölçüde daraltılması ve üretim kapasitesinin azaltılması seçenekleri de değerlendiriliyor.

Volkswagen, daha önce Almanya'da 2030 yılına kadar yaklaşık 50 bin kişilik istihdam azaltımı konusunda sendikalarla anlaşmaya varmıştı.

Elektrikli araç tarafında güçlü talep

Olumsuz finansal tabloya rağmen Volkswagen, Çin dışındaki küresel teslimatlarını artırmayı sürdürdü.

Şirket, Avrupa'da tamamen elektrikli araç siparişlerinin ikinci çeyrekte yüzde 50'nin üzerinde arttığını açıkladı. Ayrıca ID. Polo temelli yeni elektrikli şehir otomobili ailesinin henüz satışa sunulmadan önce 70 binden fazla ön sipariş aldığı bildirildi.

Riskler devam ediyor

Volkswagen, önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmesinde küresel ekonomideki belirsizlikler, ticaret kısıtlamaları, jeopolitik gelişmeler, enerji ve emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ile emisyon düzenlemelerinin şirket açısından en önemli risk unsurları olmaya devam ettiğini vurguladı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *