Avrupa Parlamentosu, Amerika Birleşik Devletleri ile yürütülen ve küresel piyasaların odağında yer alan ticaret paketini onayladı. ABD sanayi ürünlerinde gümrük vergilerini sıfırlayan, AB ürünlerine ise %15 tavan getiren anlaşma, Washington'un taahhütlerine dair soru işaretlerinin gölgesinde kabul edildi.
Vergi Düzenlemeleri ve "Stratejik" Adımlar
Avrupa Parlamentosu'nda yapılan oylama sonucunda, ABD ile ticari ilişkileri normalize etmeyi hedefleyen dev paket onaydan geçti. Yeni düzenleme kapsamında, ABD menşeli sanayi ürünleri üzerindeki vergiler tamamen kaldırılırken, AB ürünleri için ABD gümrüklerinde yüzde 15’lik bir tavan fiyat uygulanması kararlaştırıldı.
AB Komisyonu'nun Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis, oylamanın ardından yaptığı açıklamada bu adımın Avrupa iş dünyası ve vatandaşları için "istikrar ve öngörülebilirlik" sağlama yolunda bir milat olduğunu belirtti. Dombrovskis, "Geçerli endişelerimize rağmen ekonomik çıkarlarımız ilerlememizi gerektiriyor," diyerek anlaşmanın stratejik önemine dikkat çekti.
2028 Sınırı ve Şartlı Onay Mekanizması
Parlamento, Washington ile geçmişte yaşanan ticaret gerginliklerini göz önünde bulundurarak metne kritik koruma maddeleri ekledi. Anlaşmanın uygulanabilirliği şu iki temel şarta bağlandı:
Yükümlülük Takibi: Anlaşma, ABD tarafı kendi üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini tescil edene kadar fiilen yürürlüğe girmeyecek.
Süre Kısıtı: Taraflar uzatılması konusunda mutabık kalmadığı sürece, ticaret paktı Mart 2028 tarihinde geçerliliğini yitirecek.
Washington Cephesinde Belirsizlik Sürüyor
Brüksel'de onayın çıkmasına rağmen, ABD Yüksek Mahkemesi'nin bazı küresel tarifeleri iptal etmesi ve Beyaz Saray'ın AB ile Çin üzerinde başlattığı yeni incelemeler tedirginlik yaratıyor. Özellikle çelik ve alüminyum ürünlerindeki yüzde 50’lik gümrük vergisinin düşürülmesine dair net bir takvim sunulmaması, anlaşmanın Avrupa aleyhine "asimetrik" bir yapıda olduğu eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Avrupa'da Siyasi Bölünme ve Almanya'nın B Planı
Anlaşma, Avrupa Parlamentosu'nu da ikiye bölmüş durumda. Sağ kanat milletvekilleri güvenlik garantileri ve ticaret savaşından kaçınmak adına bu şartların kabul edilebilir olduğunu savunurken, sol kanat üyeleri yeniden müzakere talep ediyor.
Bu süreçte Berlin'in olası bir kriz senaryosuna karşı hazırlıklı olduğu bildiriliyor. Ticaret gerilimlerinin yeniden tırmanması durumunda Almanya'nın, ABD'li teknoloji devlerini ve yapay zeka yatırımlarını hedef alabilecek misilleme senaryoları üzerinde çalıştığı ifade ediliyor.
