Ankara Ticaret Odası (Ato) Başkanı Gürsel Baran, BDDK’nın kredi kartı limit düzenlemesinde eğitim ve sağlık için getirdiği istisnanın yerinde olduğunu ancak kapsamın genişletilmesi gerektiğini vurguladı. Baran, "Nakit taşımanın pratik olmadığı bir dönemde limit kısıtlaması ticareti durma noktasına getirir" dedi.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından hayata geçirilen kredi kartı limit sınırlamasına ilişkin iş dünyasından önemli bir çağrı geldi. Ankara Ticaret Odası (Ato) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, eğitim ve sağlık harcamalarının düzenleme dışı bırakılmasını olumlu karşıladıklarını belirterek, bu istisnanın diğer zorunlu harcama kalemlerine de yayılması gerektiğini söyledi.
"Kredi Kartı Sadece Tüketim Değil, Ticaretin Teminatıdır"
Ekonomi Gazetesi’ne değerlendirmelerde bulunan Baran, günümüz ekonomik koşullarında kredi kartlarının hane halkı ve işletmeler için vazgeçilmez bir ödeme aracı haline geldiğini ifade etti. Artan fiyatlar karşısında yüksek tutarlı ödemelerin nakit olarak yapılmasının fiilen imkansız olduğunu dile getiren Baran, şunları kaydetti:
"Konut giderleri, sigorta, ulaşım, beyaz eşya ve bakım-onarım gibi pek çok zorunlu harcama artık kredi kartları üzerinden dönüyor. Parasal gelişmelere paralel olarak nakit taşımanın hem pratik hem de güvenli olmaktan çıktığı bir dönemdeyiz. Kredi kartı limitleri sadece bir tüketim kolaylığı değil, ekonomik hayatın sürekliliği için kritik bir unsurdur."
Perakende ve Hizmet Sektöründe Nakit Akışı Riski
Limit kısıtlamalarının iç talebi baskılayarak özellikle perakende ve hizmet sektörünü vuracağı uyarısında bulunan Baran, bu durumun üretimden istihdama kadar tüm ticari zinciri olumsuz etkileyebileceğini savundu. Baran, enflasyonla mücadele adımlarını desteklediklerini ancak bu adımların ticari hayatın gerçekleriyle uyumlu olması gerektiğini belirtti.
"İstisna Genişletilmeli"
Ato Başkanı, toplumsal refah ve ekonomik dengenin korunması adına BDDK’ya şu çağrıda bulundu: "Eğitim ve sağlık alanındaki hassasiyetin, ticaretin sürekliliği açısından kritik olan diğer harcama kalemlerini de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğine inanıyoruz. Sektör bazlı ve ölçülü bir yaklaşım, hem vatandaşlarımızın ödeme güçlüğü çekmesini önleyecek hem de işletmelerin nakit akışını koruyacaktır."
