Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, küresel kredi piyasalarına ilişkin yayımladığı üçüncü çeyrek Küresel Risk Görünümü raporunda, yapay zekâ sektöründeki hızlı değer artışları ile ABD-İran arasında yükselen jeopolitik gerilimin küresel ekonomi açısından en önemli riskler arasında yer aldığını açıkladı.
Kuruluş, teknoloji şirketlerinin yapay zekâ alanına yönelik artan sermaye harcamalarının finansal piyasalarda yeni bir varlık balonu oluşturabileceği uyarısında bulunurken, jeopolitik gelişmelerin ise büyüme, enflasyon ve enerji fiyatları üzerinde ilave baskı yaratabileceğini değerlendirdi.
Yapay zekâ yatırımlarında Dotcom benzetmesi
Fitch Ratings, yapay zekâ yatırımlarının son dönemde hız kazanmasının teknoloji hisselerinde yüksek değerlemeleri beraberinde getirdiğini belirtti. Raporda, ABD borsalarının önemli göstergelerinden biri olan S&P 500 endeksinin döngüsel olarak düzeltilmiş fiyat/kazanç (CAPE) oranının, 1990'lı yılların sonundaki Dotcom balonu dönemindeki seviyelere yaklaştığına dikkat çekildi.
Kuruluş, yapay zekâ yatırımlarından beklenen gelirlerin gerçekleşmemesi, düzenleyici adımların sıkılaşması veya iş gücü piyasasında yaşanabilecek olumsuzlukların küresel piyasalarda sert ve uzun süreli düzeltmelere neden olabileceği uyarısını yaptı.
Ayrıca Çin kaynaklı rekabetin artması ve finansman endişelerinin Asya teknoloji hisselerinde satış baskısını artırdığına işaret edildi.
Yapay zekâ yatırımları tahvil piyasasını hareketlendirdi
Rapora göre, teknoloji şirketlerinin yapay zekâ altyapısına yönelik yatırımları kurumsal tahvil piyasalarında da önemli bir hareketlilik oluşturdu.
ABD'de kurumsal tahvil ihraçlarının 2026 yılının ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26 arttığı belirtilirken, bu yükselişte yapay zekâ odaklı finansman ihtiyacının etkili olduğu ifade edildi.
Fitch'in değerlendirmesine göre Alphabet, Amazon, Meta ve Microsoft'un sermaye harcamalarının bu yıl yüzde 75'in üzerinde artarak yaklaşık 700 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Amazon, Alphabet, Nvidia, Meta, Oracle ve SpaceX'in ise toplam 182 milyar dolar tutarında yatırım yapılabilir seviyede tahvil ihraç ettiği kaydedildi.
Kuruluş, bilgi teknolojileri yatırımlarının ABD ekonomisinin ilk çeyrek büyümesine 1,4 puan katkı sağladığını belirtirken, sermaye piyasalarının yapay zekâ sektörüne giderek daha bağımlı hale gelmesinin finansal sistem açısından önemli bir kırılganlık oluşturduğunu vurguladı.
ABD-İran gerilimi enerji fiyatlarını yükseltebilir
Fitch Ratings, küresel kredi görünümünü tehdit eden en önemli unsurlardan birinin de jeopolitik riskler olduğunu belirtti.
Raporda, ABD ile İran arasında yeniden yükselen gerilimin ve Hürmüz Boğazı'nın kapanması ihtimalinin petrol ve enerji fiyatlarında sert yükselişlere neden olabileceği ifade edildi. Böyle bir senaryonun küresel büyüme üzerinde baskı oluşturabileceği ve enflasyon görünümünü olumsuz etkileyebileceği değerlendirildi.
Kuruluş, 2026 yılı küresel büyüme tahminini yüzde 2,4 olarak öngörürken, ABD'de yıl sonu enflasyonunun yüzde 3,7 seviyesine yükselebileceğini tahmin etti.
İklim kaynaklı riskler de gündemde
Fitch, ekonomik görünümü etkileyebilecek bir diğer önemli unsurun ise iklim kaynaklı gelişmeler olduğuna dikkat çekti.
Raporda, güçlü bir El Nino hava olayının şiddetli fırtına, kuraklık ve selleri beraberinde getirebileceği, bunun da tarımsal üretim ve gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceği belirtildi.
Artan gıda maliyetlerinin kamu harcamalarını yükseltebileceği ifade edilirken, özellikle yüksek borç yüküne sahip ve yatırım yapılabilir seviyenin altında kredi notuna sahip ülkelerin mali dengeleri üzerinde ilave baskı oluşabileceği değerlendirildi.
Fitch Ratings, yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı büyüme, jeopolitik gerilimler ve iklim kaynaklı risklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, küresel finansal sistem açısından önümüzdeki dönemde volatilitenin artabileceğine işaret etti.
