Türkiye mücevherat sektöründe son dönemde yaşanan ekonomik zorluklar, altın ve değerli taş ticaretinin kalbi sayılan İstanbul Kapalıçarşı’yı doğrudan etkilemeye başladı. Altın kotaları, yüksek faiz ortamı, iç piyasadaki alım gücünün zayıflaması ve uluslararası fiyat farkları nedeniyle iş yapamaz hale gelen çok sayıda kuyumcu kepenk kapatıyor.
Fiyat Farkı ve Düşen Alım Gücü İhracatı Baskılıyor
Ekonomim’den Yener Karadeniz’in haberine göre iç piyasadaki talep daralması ve altın fiyatlarındaki dalgalanmalar, mücevher üreticileri ile perakendecilerini zor bir süreçle karşı karşıya bıraktı. 2023 yılından bu yana uluslararası piyasalarla Türkiye arasındaki altın fiyatı farkı, yerli üreticinin küresel rakiplerine kıyasla daha yüksek maliyetlerle karşılaşmasına neden oldu. Bu durum hem ihracat kanadında hem de turistlere yapılan satışlarda düşüşü beraberinde getirdi.
Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Özcan, son aylarda uluslararası piyasalarla oluşan fiyat farkının kapandığını ancak ihracattaki artışın ağırlıklı olarak işlenmemiş külçe altından kaynaklandığını belirtti. Üreticiyi ve istihdamı ayakta tutan işçilikli takı ihracatında gerileme yaşandığına dikkat çekildi.
Altındaki Gerileme ve Yüksek Faiz Yatırımcıyı Uzaklaştırdı
İstanbul Ticaret Odası Kuyumculuk Meslek Komitesi Başkanı Ercan Özboyacı, altın fiyatlarındaki düşüşün ve yüksek faiz getirisinin yatırımcı tercihlerini değiştirdiğini vurguladı. Ons ve gram altın tarafında yaşanan geri çekilmelerle birlikte çarşıda ticaretin durma noktasına geldiğini ifade eden Özboyacı, artan mali denetimler ve yüksek işletme giderleri sebebiyle bölgede faaliyet gösteren kuyumcu sayısının hızla azaldığını belirtti.
Geleneksel Kuyumculuğun Yerini Baharatçı ve Hediyelik Eşyacılar Alıyor
Kapalıçarşı’da kuyumcuların boşalttığı dükkanlar, daha düşük sermaye ile işletilebilen ve turistlere hitap eden alternatif sektörler tarafından kiralanıyor. Çarşıdaki geleneksel kuyumcu vitrinlerinin yerini baharatçılar, hediyelik eşya dükkanları ve taklit ürün satan işletmeler almaya başladı.
Sektör temsilcileri, bu dönüşümün yalnızca dükkan kapanışlarıyla sınırlı kalmayacağını; el işçiliği, taş işleme, tasarım ve tamir atölyeleri gibi yüzyıllardır süregelen zanaat ekosisteminin de kaybolma riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade ediyor.
