Ünlü iktisatçı ve yazar Mahfi Eğilmez, kendi sitesinde yayımlanan "Aşil'in Topuğu" başlıklı köşe yazısında, antik mitolojinin en bilinen öyküsünü modern iş yaşamı, kariyer ve insan psikolojisiyle harmanladı. Hayatta ne kadar güçlü, donanımlı veya hazırlıklı olunursa olun, insanı bir anda alaşağı edebilecek zayıf noktaların varlığına dikkat çeken Eğilmez, kusursuzluk yanılsamasını eleştirdi.
Mitolojiden Biyolojiye Aşil'in Topuğu Miti
Mitolojiye göre deniz tanrıçası Thetis, oğlu Akhilleus’u (Aşil) ölümsüz kılmak için yer altı dünyasındaki kutsal nehir Styx’e batırır. Ancak bebeği topuğundan tuttuğu için orası kuru kalır ve vücudundaki tek ölümcül nokta burası olur. Truva Savaşı sırasında Prens Paris, Apollon’un rehberliğinde Aşil’i bu zayıf noktasından zehirli okla vurarak öldürür.
Bu antik öykünün modern tıpta da karşılık bulduğunu belirten Eğilmez, insansal anatomide baldır kasını topuk kemiğine bağlayan en güçlü tendona doğrudan "Aşil tendonu" denildiğini ve buranın kopmasının insanı tamamen hareketsiz bıraktığını hatırlatır. Öykünün zamansız gerçeği ise basittir: Hiç kimse tamamen kusursuz değildir ve bir gemiyi genellikle devasa dalgalar değil, tabandaki küçücük bir çatlak batırır.
Modern İş Yaşamında ve Kurumlarda Aşil Topukları
Günlük hayatta ve kariyerde herkesin kusursuz özgeçmişler hazırlayarak birer "Aşil" olmaya çalıştığını ifade eden yazar, zayıf noktaların halının altına süpürülmesinin sorunu yok etmediğini, aksine ilk kriz anında vurulacak hedefi büyüttüğünü vurgular:
Liderler İçin: Çok vizyoner bir lider mükemmel bir zırha sahip olabilir; ancak eleştiriye tahammülü yoksa bu durum tüm ekibin dağılmasına yol açan en büyük Aşil topuğudur.
Şirketler ve Teknolojik Sistemler: En gelişmiş güvenlik duvarlarına sahip devasa bir şirketin, tek bir personelin basit bir şifresini çaldırması sistemin çökmesine neden olabilir.
Makro Düzeyde Ülkeler: Çok güçlü bir savunma sanayisine sahip ülkelerin dış enerjiye olan bağımlılıkları, onların en kırılgan Aşil topuğunu oluşturur.
Zayıf Noktaları Yönetmek ve Koruma Stratejileri
Zayıf noktalara sahip olmanın bir başarısızlık göstergesi değil, insan olmanın kuralı olduğunun altını çizen Mahfi Eğilmez, Paris’in oklarından önce bu noktaların fark edilip korunması için şu stratejik adımları önerir:
Öz Eleştiri Yapmak: Kendimize en çok hangi konularda savunmaya geçtiğimizi sormalıyız; genelde en çok korumaya çalıştığımız alanlar en hassas topuklarımızdır.
Dış Gözden Yararlanmak: Dışarıdaki bir göz, bizim göremediğimiz kuru kalmış bölgeyi çok daha net görebilir. Güvendiğimiz insanlardan dürüst ve yapıcı eleştiriler almak değerlidir.
Akıllıca Korunmak: Zayıf yönümüzü tamamen ortadan kaldıramıyorsak bile orayı koruyacak stratejiler geliştirmeliyiz. Truva’nın kahramanı kendi zayıflığının farkında olmamanın bedelini ödedi; modern hayatta ise en güçlü zırha sahip olan değil, zayıf noktasını bilip orayı akıllıca koruyan kazanır.
