Deneyimli piyasa stratejisti Ed Yardeni, teknoloji sektöründe yaşanan son geri çekilmelerin uzun vadeli yatırımcılar için stratejik bir alım fırsatı yarattığını belirtti. Rekor seviyelerden yaşanan düşüşün ardından değerlemelerin makul seviyelere gerilediğine dikkat çeken Yardeni, sektörün mevcut karlılık oranlarının geçmişteki kriz dönemlerinden çok daha güçlü olduğunu vurguladı.
Değerlemeler S&P 500 Ortalamasına Yaklaştı
Teknoloji hisseleri, yapay zekanın yazılım dünyasındaki geleceğine dair belirsizlikler ve bölgesel jeopolitik gerginliklerin etkisiyle, Ekim ayındaki zirvesinden bu yana yüzde 13 oranında değer kaybetti. Bu düzeltme hareketiyle birlikte sektörün fiyat-kazanç (F/K) oranı 20,6 seviyesine kadar çekilerek, 19,6 olan S&P 500 genel ortalamasına oldukça yaklaştı.
Müşterilerine yönelik yayımladığı notta durumu değerlendiren Yardeni, "Birkaç yıllık yatırım ufkuna sahip olanlar için bu seviyeler, oldukça cazip bir giriş noktasını temsil ediyor," ifadelerini kullandı. Pazartesi günü yüzde 0,5 artışla kapanan S&P 500 Bilgi Teknolojisi Endeksi, Ocak ayından bu yana en uzun soluklu yükseliş serisini gerçekleştirerek toparlanma sinyalleri verdi.
Dot-com Dönemi ile Temel Fark: Yüksek Karlılık
Teknoloji ve iletişim hizmetleri sektörlerinin toplam piyasa değerindeki ağırlığının 2000'li yılların başındaki "dot-com" dönemini geride bırakması bazı çevrelerde endişe yaratsa da, Yardeni bu durumun rasyonel gerekçeleri olduğunu savunuyor. 26 yıl öncesine göre şirketlerin çok daha güçlü kar rakamlarına sahip olduğunu belirten stratejist, şu verileri paylaştı:
Güncel Durum: İki ana sektörün piyasa değeri payı ile ileriye dönük kar payı arasındaki fark sadece 1,6 puan.
Dot-com Zirvesi: 2000 yılında bu fark 15 puanın üzerindeydi.
Yardeni'ye göre, günümüzdeki piyasa yoğunlaşması şirketlerin finansal başarısı ve nakit akışlarıyla desteklenen haklı bir zemine oturuyor.
Kurumsal Analistlerden de Destek Geldi
Teknoloji sektörüne yönelik iyimser beklentiler sadece Yardeni ile sınırlı kalmadı. Wells Fargo Investment Institute, sektördeki güçlü temel göstergeleri ve yapay zeka (AI) yatırımlarının yarattığı dayanıklılığı gerekçe göstererek teknoloji hisselerine yönelik görüşünü "nötr"den "olumlu"ya yükseltti.
Analistler, dördüncü çeyrekte kaydedilen çift haneli kar büyümelerinin, yüksek sermaye harcamaları ve dönüşüm endişelerine rağmen sektörün hala piyasanın lokomotifi olduğunu kanıtladığını belirtiyor.
