Yargıtay, doğum izninden dönen kadın işçinin uzmanlığı dışında bir işte çalışmaya zorlanması ve mesai arkadaşlarına kıyasla düşük zam verilmesini ayrımcılık tazminatı sebebi saydı. Emsal karara göre, aksini ispat yükümlülüğü işverene verildi.
Milyonlarca çalışan anneyi yakından ilgilendiren kritik bir hukuki gelişme yaşandı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, doğum izni dönüşünde görev yeri rızası dışında değiştirilen ve düşük performans puanıyla zam oranı düşürülen kadın analistin açtığı davada emsal nitelikte bir karara imza attı. Karara göre; analist olarak çalışan bir kadının doğum izni sonrasında uzmanlık alanı dışındaki bir birime kaydırılması ve hak ettiği prim ve zammın verilmemesi, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında eşitlik ilkesinin ihlali ve ayrımcılık tazminatı nedeni sayıldı.
Doğum İzni Dönüşü Hayatının Şokunu Yaşadı
Özel bir bankada "Kıdemli Analist" olarak görev yapan bir kadın çalışan, ikiz gebelik sürecinde baş gösteren psikolojik baskıların ardından doğum iznine ayrıldı. İzin dönüşünde, daha önce yürüttüğü bankacılık sektörü sorumluluğunun işe yeni alınan bir başka personele devredildiğini gördü. Kendisine uzmanlık alanı dışında kalan sigorta sektörünün takibi verilirken, hak ettiği prim ödemeleri yapılmadı ve emsallerine göre daha düşük zam oranı uygulandı.
Yaşadığı süreci banka yönetimine taşıyan ancak sonuç alamayan çalışan, iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı, manevi tazminat ve ayrımcılık tazminatı talebiyle İş Mahkemesi’nin yolunu tuttu.
Yerel Mahkeme ve İstinaf "Ayrımcılık İspatlanamadı" Dedi
Davalı banka avukatları ise görev tanımında esaslı bir değişiklik yapılmadığını, kıdemli analistlerin farklı sektörlere bakabileceğini belirterek davanın reddini savundu.
İş Mahkemesi, ikiz gebeliğin getirdiği doğal stres ve işin sorumluluğu sebebiyle yaşanan olumsuzluklar arasında illiyet bağı kurulamadığı, planlı ve sistematik bir bezdirmenin (mobbing) kanıtlanamadığı gerekçesiyle ayrımcılık ve manevi tazminat taleplerini reddederek davayı kısmen kabul etti. Taraf avukatlarının başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) de kararı uygun buldu.
Yargıtay Son Noktayı Koydu: İspat Yükü İşverende
Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ne geldi. Dosyayı ve tanık beyanlarını detaylıca inceleyen Yargıtay, yerel mahkemenin reddetme gerekçesini hukuka aykırı buldu.
Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi:
"Davacı işçinin doğum iznine ayrıldığı, doğum izni sonrası davacıya eski işi yerine uzmanlık alanının dışında başka bir iş teklif edildiği davacı tarafından ispat edilmiştir. Davacı, 4857 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin son fıkrası uyarınca bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü biçimde gösteren durumu ortaya koymuştur. Bu durumda, ihlalin mevcut olmadığını ispat yükü işverendedir. İşverenin, davacının doğum öncesindeki konumunun ve görevinin doğum sonrasında hangi geçerli sebeplerle değiştirildiğini somut olgularla ortaya koyamadığı anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca İlk Derece Mahkemesince ayrımcılık tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir."
Çalışan Anneler İçin Güçlü Kalkan
Bu emsal kararla birlikte; doğum izninden dönen kadın çalışanların rızası ve uzmanlığı dışında pasifize edici görevlere verilmesi, gebelik öncesi statülerinin korunmaması veya diğer çalışanlara kıyasla özlük haklarında gerekçesiz kısıtlamalara gidilmesi durumunda işverenin ayrımcılık tazminatı ödeme yükümlülüğü kesinleşmiş oldu.
