ABD ve İsrail'in Orta Doğu'da başlattığı çatışma süreci, küresel piyasalarda dengeleri değiştirirken carry trade yatırımcıları için yeni fırsatlar doğurdu. Bu dönemde Türk lirası, yatırımcılarına sunduğu yüksek getiri oranıyla gelişen piyasalar arasında ikinci sırada yer aldı.
TL yatırımcının gözdesi oldu
Savaşın yarattığı belirsizlik ortamında doların güçlenmesi, carry trade stratejilerinde köklü değişikliklere neden oldu. Türkiye'nin uyguladığı yüksek faiz politikası, Türk lirasını carry trade yapan yatırımcılar için cazip bir seçenek haline getirdi.
Şubat ayının sonundan bu yana gerçekleştirilen işlemlerde, Türk lirası yüzde 6,50 oranında carry getirisi sağladı. Gelişen piyasalar içerisinde Türkiye'yi geride bırakan tek ülke ise yüzde 16,16 getiri oranıyla Kolombiya oldu. Aynı dönemde Tayland bahtı, yüzde 7,48'lik kayıpla listenin en sonunda yer aldı.
Forward işlemlerde TL avantajı sürüyor
Piyasa beklentileri ve forward fiyatlamaları, Türk lirasındaki carry avantajının önümüzdeki dönemde de korunabileceğini gösteriyor. Bloomberg tarafından derlenen verilere göre, yılın üçüncü çeyreğinde dolar/TL kurunun 48,95 seviyesinde olması öngörülürken, forward işlemler 49,97 seviyesine işaret ediyor. Yıl sonu için medyan tahmin 51,00 seviyesinde şekillenirken, forward kur beklentisi 53,85 düzeyinde bulunuyor.
Carry stratejilerinde doların yerini alternatifler alıyor
Geçtiğimiz yıl doların zayıf seyri gelişmekte olan piyasaları desteklemişti; ancak doların son aylarda yeniden güç kazanması, geleneksel carry trade stratejilerini baskı altına aldı.
Fed'in başına Kevin Warsh'ın geçmesiyle birlikte, fiyat istikrarına yönelik kararlı duruş ve şahin politikalar beklentisi, doların küresel ölçekte desteklenmesine yol açtı. Bu durum, Invesco ve AllianceBernstein gibi dev varlık yönetim şirketlerini, gelişen ülke para birimlerindeki pozisyonlarını finanse etmek için dolar yerine alternatif para birimlerine yönelmeye itti.
