Almanya’da aralarında Deutsche Bank ve Siemens gibi küresel devlerin de yer aldığı 147 şirket ve yatırımcının oluşturduğu Made for Germany girişimi, Alman ekonomisinin geleceğine ışık tutan kapsamlı bir rapor yayımladı. Yaklaşık 60 sayfalık “Büyümeyi Yeniden Keşfetmek” başlıklı çalışmada; ülkenin yatırım avantajları, sermaye çekme kapasitesi ve ekonomik büyümeyi sınırlayan yapısal sorunlar ele alınırken, 2035 yılına kadar 5 stratejik sektörde 4,1 trilyon euroya ulaşabilecek devasa bir yatırım potansiyeli bulunduğu açıklandı.
5 Sektörde Trilyon Euroluk Yatırım Potansiyeli
Rapora göre, Almanya’nın önümüzdeki dönemde değerlendirebileceği toplam yatırım ve finansman potansiyeli 2,9 trilyon ile 4,1 trilyon euro arasında değişiyor. Küresel sermaye ve Alman sanayisinin kesiştiği 5 öncelikli alan şu şekilde sıralandı:
Endüstriyel Yapay Zekâ
Sanayi Dönüşümü ve İleri Teknolojiler
Dayanıklı Enerji Sistemleri
Temel Altyapı Yatırımları
Güvenlik ve Savunma Sanayisi
Bu alanların, ülkenin mevcut güçlü sanayi altyapısı ile uluslararası yatırımcıların uzun vadeli fonlama arayışlarını buluşturan en kritik sektörler olduğu vurgulandı.
Alman İş Dünyasından 850 Milyar Euroyu Aşan Plan
Made for Germany bünyesindeki şirketler, Alman ekonomisinin yeniden büyüme ivmesi kazanması için sermaye harcamalarını genişletme kararı aldı:
2025 Yatırımları: Girişim üyelerinin 2025 yılında 200 milyar euroyu aşan yatırım gerçekleştirdiği raporda paylaşıldı.
2028 Hedefi: İş dünyası, üretim ve teknoloji kapasitesini geliştirmeye yönelik projeler kapsamında 2028 yılına kadar 850 milyar euronun üzerinde yeni yatırım yapmayı planlıyor. Ancak bu dev bütçenin hayata geçmesinde ekonomik reformların kararlılıkla sürdürülmesinin belirleyici olacağı ifade edildi.
Almanya'nın Güçlü Yönleri ve Yatırımcıyı Zorlayan Sorunlar
Raporda ülkenin cazibe merkezleri ile rekabet gücünü törpüleyen kronik engeller net bir şekilde masaya yatırıldı:
Avantajlar: Siyasi ve hukuki istikrar, gelişmiş araştırma altyapısı, nitelikli iş gücü, güçlü sanayi yapısı ve Avrupa Birliği’nin ortak pazarına doğrudan erişim ülkenin en büyük artı kolları olarak gösterildi.
Şikayetler ve Engeller: Ağır bürokratik süreçler, yüksek vergi yükü, tırmanan enerji maliyetleri ve yapısal reformlardaki gecikmeler, şirketlerin uluslararası alanda rekabet gücünü zayıflatan başlıca unsurlar olarak sıralandı.
Hükümete Reform ve İstikrar Çağrısı
Girişim temsilcileri, federal hükümetin başlattığı reform çalışmalarını olumlu bir başlangıç olarak nitelendirirken; atılan adımların kesintisiz, öngörülebilir ve tutarlı biçimde uygulanması çağrısında bulundu. Yatırımcı ilgisinin somut projelere dönüşebilmesi için bürokratik engellerin hızla kaldırılması gerektiği yinelendi.
