New York Fed araştırmacıları Linda Goldberg ve Sneha Parthasarathy tarafından yayımlanan son analizde, küresel resmi döviz rezervlerinde ABD dolarının payındaki düşüş mercek altına alındı. Çalışmada, doların rezervler içerisindeki payının son 10 yıllık süreçte %64 seviyesinden %56’ya gerilediği doğrulanırken, bu durumun merkez bankaları arasında yaygın bir "dedolarizasyon" (dolardan uzaklaşma) dalgası anlamına gelmediği ifade edildi.
Dolar rezervini artıran ve azaltan ülke sayısı eşit
Araştırmada 2015 yılından bu yana incelenen iki farklı dönemde, döviz rezervlerinde dolar payını artıran ülkeler ile azaltan ülkelerin sayısının neredeyse birbirine eşit olduğu tespit edildi.
Goldberg ve Parthasarathy, ortaya çıkan bu dengeli tablonun, dünya genelindeki merkez bankalarının koordineli veya ortak bir kararla rezervlerini diğer para birimlerine (Euro, Yuan, Altın vb.) kaydırdığı tezini desteklemediğini vurguladı.

Büyük rezerv yöneticilerinin işlemlerindeki yoğunlaşma etkili oldu
Raporun en dikkat çekici bulgularından biri ise toplam verilerdeki düşüşün kaynağına ilişkin oldu. Araştırmacılara göre küresel toplam rezerv verilerindeki gerileme;
Az sayıdaki çok büyük ölçekli rezerv yöneticisinin gerçekleştirdiği yoğunlaşmış finansal işlemlerden,
Ve portföy yeniden dengeleme adımlarından kaynaklanıyor.
Bu nedenle, manşet verilerdeki %8'lik düşüşün tüm ülkeleri kapsayan genel bir rezerv çeşitlendirme eğilimi olarak yorumlanmasının yanıltıcı olacağı kaydedildi.
