New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'na ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik açıklamaları damga vurdu. Bölgede yaklaşık yedi aydır devam eden sıcak çatışma ortamına ilişkin konuşan Trump, hem sert askeri tehditlerde bulundu hem de arka kapı diplomasisine kapıyı açık bıraktı.
Trump, diplomatik kanallarla bir anlaşmaya varılamaması halinde askeri operasyonların alanını genişleteceklerini ve İran'ın bir daha bölgesel bir güç haline gelmesine izin vermeyeceklerini ifade etti.
"İki Seçenek Masada": Anlaşma veya Askeri Operasyon
BM Genel Kurulu kürsüsünden uluslararası topluma seslenen Trump, yakın gelecekte kritik bir karar vereceğini belirterek ABD önündeki iki senaryoyu şu şekilde açıkladı:
Diplomatik Anlaşma: İran yönetimiyle nükleer ve bölgesel kapsama sahip yeni bir anlaşmanın imzalanması.
Genişletilmiş Askeri Operasyon: Anlaşmanın reddedilmesi halinde askeri seçeneğin en sert şekilde devreye sokulması.
Açıklamalarda diplomatik esnekliğin korunduğunu vurgulayan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, iki ülke arasında doğrudan olmasa da arabulucular üzerinden yoğun bir "mekik diplomasisi" yürütüldüğünü doğruladı.
Hürmüz Boğazı ve 3 Kasım Ara Seçim Vurgusu
Bölgesel temaslarını Orta Doğu liderleriyle de sürdüren Trump, küresel petrol ve gaz sevkiyatının yakından ilgilendiren Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli seyrüsefer trafiğine açılması konusunu masaya yatırdı. Savaş öncesinde küresel enerji arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği boğaza ilişkin görüşmeler enerji piyasalarınca yakından takip ediliyor.
Savaşın sona erme takvimine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Trump, çatışmaların ABD'de yapılacak 3 Kasım ara seçimlerinin ardından bitebileceğini, ancak diplomatik uzlaşıya bağlı olarak bu tarihten daha önce de nihayete erebileceğini kaydetti.
