Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra’da gerçekleştirdiği yatırımcı sunumunda küresel petrol fiyatlarındaki olası artışların Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini ve uygulanan koruma mekanizmalarını paylaştı. Sunumda özellikle eşel mobil sisteminin enflasyon üzerindeki frenleyici etkisi ve enerji fiyatlarının yönetilebilirliği vurgulandı.
Petrol Fiyatlarındaki Artışın Ekonomik Senaryosu
Bakan Şimşek’in sunumunda yer alan 2026 yılı öngörülerine göre, Brent petrolün varil fiyatının ortalama 85 dolar seviyesinde seyretmesi durumunda ekonomide şu etkilerin oluşması bekleniyor:
Enflasyon: Fiyatlardaki artışın enflasyon üzerinde 3,6 ile 4,4 puan arasında yukarı yönlü bir baskı oluşturacağı hesaplanıyor.
Cari Açık: Enerji maliyetlerindeki yükselişin cari açığın milli gelire oranını 1,1 ile 1,4 puan artırması öngörülüyor.
Büyüme: Artan maliyetlerin ekonomik büyüme üzerinde 0,6 ile 1,5 puan bandında bir yavaşlama etkisi yaratabileceği tahmin ediliyor.
Eşel Mobil Sistemi Fiyat Artışlarını Sınırlandırıyor
Sunumun en dikkat çekici başlıklarından biri, akaryakıt fiyatlarındaki artışı dengeleyen eşel mobil sistemi oldu. Akaryakıt zamlarının yaklaşık yüzde 75’inin kamu tarafından sübvanse edildiği belirtilirken, bu mekanizmanın enflasyona geçişkenliği önemli ölçüde engellediği ifade edildi.
Sistem olmasaydı fiyatlar ne olurdu? 85 dolarlık petrol senaryosunda, eşel mobil sistemi devre dışı kalsaydı akaryakıt fiyatlarının ulaşacağı seviyeler ile mevcut durum arasındaki fark şu şekilde detaylandırıldı:
"Etkiler Negatif Ancak Yönetilebilir"
Bakan Şimşek, enerji fiyatlarındaki şokların kamu maliyesi araçlarıyla dengelenebileceğine dikkat çekti. Türkiye’de enflasyon sepeti içerisinde enerjinin ağırlığının düşük olması nedeniyle, petrol fiyatlarındaki hareketliliğin dezenflasyon süreci üzerindeki etkisinin sınırlı kalacağı vurgulandı. Eşel mobil sisteminin bütçeye getirdiği yükün ise milli gelirin yaklaşık yüzde 0,6’sı düzeyinde kalarak yönetilebilir seviyede olduğu belirtildi.
