İktisatçı Mahfi Eğilmez, küresel enerji piyasalarını ve jeopolitik dengeleri sarsan Hürmüz Boğazı krizinin bilançosunu çıkardı. Eğilmez, krizin sadece bir enerji darboğazı değil, aynı zamanda küresel güç dengelerini yeniden şekillendiren bir süreç olduğunu vurguladı.
19 Haziran’da imzalanması beklenen ABD-İran anlaşması öncesinde krizin kazanan ve kaybedenlerini değerlendiren Eğilmez, sürecin sonunda askeri değil, siyasi ve ekonomik sonuçların belirleyici olduğuna dikkat çekti.
Krizin Siyasi ve Ekonomik Kazananları
Mahfi Eğilmez, analizinde krizin taraflar üzerindeki etkilerini şu şekilde özetledi:
Rusya: Kriz boyunca yükselen petrol fiyatları sayesinde enerji gelirlerini artıran Rusya, krizin ekonomik kazananı oldu. Ayrıca Orta Doğu’daki hareketlilik, Rusya üzerindeki uluslararası baskının bir kısmını hafifletti.
Çin: Enerji tedarik yollarını çeşitlendirme ve alternatif ticaret koridorları geliştirme adımları atan Çin, krizden en fazla stratejik kazanç elde eden aktör olarak öne çıkıyor.
İran: Ağır yaptırımlar ve ekonomik zarara rağmen müzakere masasında kalmayı başaran İran, siyasi açıdan tamamen kaybetmiş bir tablo çizmiyor.
Türkiye: Yüksek enerji maliyetleri nedeniyle ekonomik baskı altında kalsa da, kriz sürecinde enerji koridoru ve diplomatik aktör olarak jeopolitik önemini pekiştirdi.
ABD ve İsrail İçin "İtibar Kaybı" Riski
Analizinde ABD’nin bölgedeki caydırıcılığına yönelik soru işaretlerinin arttığını belirten Eğilmez, Washington’un hem uluslararası alanda hem de ülke içinde ciddi bir siyasi itibar kaybı yaşadığını vurguladı. Yükselen enerji fiyatlarının ABD iç siyasetindeki enflasyon baskısı, Trump yönetimine yönelik eleştirileri de güçlendiriyor.
İsrail cephesinde ise, İran’ın bölgesel etkisini sınırlandırma hedefinin tam anlamıyla gerçekleşmediği ve Tel Aviv’in uzun vadeli siyasi amaçlarına ulaşmakta zorlandığı belirtiliyor.
19 Haziran Sonrası Petrol Fiyatları Ne Olacak?
Piyasaların ABD-İran anlaşmasına odaklandığını belirten Mahfi Eğilmez, üç farklı senaryonun öne çıktığını ifade etti:
Başarılı Anlaşma: Hürmüz Boğazı’nın tam kapasite açılmasıyla Brent petrolün 70-80 dolar bandında dengelenmesi bekleniyor.
Sancılı Uygulama: Güvenlik risklerinin devam etmesi durumunda fiyatların 80-90 dolar bandında kalacağı öngörülüyor.
Anlaşmanın Çökmesi: Gerilimin yeniden tırmanması durumunda petrolün 100 doların üzerine çıkma riski bulunuyor.
Eğilmez, her şeye rağmen piyasalardaki beklentinin ilk senaryo üzerinde yoğunlaştığını ve normalleşme sürecinin başladığını işaret etti.
