Petrol Ofisi Grubu CEO’su Mehmet Abbasoğlu, enerji piyasasındaki mevcut durumu değerlendirerek, akaryakıt sektöründe fiyat istikrarı ve arz güvenliği için günlük fiyatlama mekanizmasına geçilmesinin en sağlıklı yöntem olacağını vurguladı.
Bloomberg HT yayınına katılan Petrol Ofisi Grubu CEO’su Mehmet Abbasoğlu, Türkiye’deki akaryakıt fiyatlama sisteminden küresel enerji krizine kadar pek çok kritik başlıkta açıklamalarda bulundu. Abbasoğlu, mevcut %3’lük bant uygulamasının piyasada anomalilere ve mağduriyetlere yol açtığını ifade etti.
"Altın ve Bitcoin Gibi Günlük Fiyatlanmalı"
Mevcut sistemde fiyatların son üç günün ortalamasına göre belirlenmesinin, satılan ürünün yerine konulmasında maliyet farkı yarattığını belirten Abbasoğlu, bu durumun istasyonlarda kuyruklara neden olduğunu söyledi. Akaryakıtın da tıpkı altın veya Bitcoin gibi günlük olarak fiyatlanması gerektiğini savunan CEO, bu yöntemin hem devletin vergi kaybını önleyeceğini hem de piyasa dengelerini koruyacağını ifade etti.
Eşel Mobil ve ÖTV Rezervi Uyarısı
Eşel Mobil sisteminin güncel işleyişine değinen Abbasoğlu, sektördeki tüm paydaşların sorumluluk aldığını ve yeni sistemde %75’lik bir oranın ikame edildiğini belirtti. Akaryakıt fiyatlamasındaki 14 liralık ÖTV hacminin yaklaşık 6 liralık kısmının hala rezerv olarak kullanıldığını hatırlatan Abbasoğlu, Brent petrolün 90-91 dolar seviyelerine çıkması halinde bu kaynağın tükenebileceği uyarısında bulundu.
Stratejik Dönüşüm: Yerli Rafinerilere Yönelim
Petrol Ofisi Grubu’nun kriz sürecine yüksek envanter doluluğu ile girdiğini açıklayan Abbasoğlu, şirketin tedarik stratejisindeki değişikliği şu sözlerle aktardı:
"Geçtiğimiz yıl üçte bir oranında olan ithalat payımızı bu yıl dörtte bire düşürdük. İhtiyaçlarımızı daha çok Tüpraş ve Star gibi yerel rafinerilerden karşılamaya başladık. Bu stratejik değişiklik süreci daha iyi yönetmemizi sağladı."
Yatırım Bütçeleri Gözden Geçirilebilir
Küresel piyasalardaki risk primleri, sigorta ve navlun maliyetleri nedeniyle fiyatlarda hızlı bir düşüş beklenmediğini kaydeden Abbasoğlu; yüksek işletme sermayesi ihtiyacı ve enflasyonist baskıların, Petrol Ofisi Grubu’nun yatırım bütçelerini tekrar gözden geçirmesine neden olabileceğini belirtti.
Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gerilimlerin enerji arzı üzerindeki etkilerine de değinen Abbasoğlu, Rusya’ya yönelik yaptırımların Türkiye’ye gelen molekül miktarını yarı yarıya azalttığını, ancak ilgili kurumların deneyimi sayesinde enerji zincirinde bir aksama yaşanmadığını sözlerine ekledi.
