Dijital içerik ekosisteminin en dinamik alanlarından biri haline gelen canlı yayıncılık, yerel sınırları aşarak bölgesel bir güç savaşına dönüşüyor. Özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgelerinde TikTok Live yatırımları ivme kazanırken, Türkiye merkezli ajanslar da küresel ölçeklenme stratejilerini devreye alıyor.
Küresel İzlenme Oranlarında Canlı Yayın Dominasyonu
Son iki yıllık veriler, TikTok’un canlı yayın kullanıcı tabanının dünya genelinde agresif bir büyüme sergilediğini kanıtlıyor. Özellikle Orta Doğu ve Avrupa pazarlarında canlı yayın izleme süreleri, platformun alametifarikası olan kısa video izleme sürelerini geride bırakmaya başladı. Bu eğilim, Türk ajansları için yeni ve sürdürülebilir bir büyüme alanı sunuyor.
Play Studio ve Sınır Ötesi Hedefler
Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında stratejik iş birlikleri hedefleyen sektör paydaşları, yayıncıların yerel sınırların ötesine geçmesi gerektiğini vurguluyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Play Studio yetkilileri, şu ifadeleri kullandı:
“Yayıncılarımızın sadece Türkiye’de değil, farklı pazarlarda da izleyici kitlesi oluşturabilmesini ve içeriklerini global standartlara taşımasını hedefliyoruz.”
Dil Çeşitliliği ve Genç Nüfus Avantajı
Sektör temsilcilerine göre Türkiye’nin en büyük kozu, sahip olduğu genç nüfus ve içerik üretimindeki yaratıcı tecrübesi. Özellikle Arapça ve İngilizce dil yetkinliğine sahip Türk yayıncı sayısındaki artış, sınır ötesi izleyici kitlesine erişimi doğrudan kolaylaştırıyor. Uzmanlar, canlı yayın pazarında sürdürülebilir büyümenin anahtarının "dil çeşitliliği" olduğunun altını çiziyor.
Dijital Hizmet İhracatında Yeni Dönem
Ekonomik perspektiften bakıldığında, ajansların uluslararası açılımı Türkiye için kritik bir döviz bazlı gelir kapısı anlamı taşıyor. Platform ödemelerinin büyük oranda dolar üzerinden yapılması, bölgesel faaliyet gösteren ajanslar için kur riskine karşı doğal bir koruma kalkanı oluşturuyor.
Uzmanlar, Türk ajanslarının bu hamlesini sadece bir şirket büyümesi olarak değil, içerik üreticisi ekonomisinin dijital hizmet ihracatı kalemine eklenmesi olarak yorumluyor. Canlı yayıncılık, görünmez ama hızla büyüyen bir sektör olarak dijital ekonominin merkezine yerleşmeye devam ediyor.
