Financial Times’ın analizine göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) likidite ihtiyacını karşılamak amacıyla gerçekleştirdiği altın operasyonları, küresel altın fiyatlarında 2008 yılından bu yana görülen en sert aylık düşüşün temel belirleyicilerinden biri oldu.
Rezervlerde Stratejik Hamle: 52 Tonluk Satış
Küresel piyasalar, TCMB’nin altın rezervlerindeki hareketliliği mercek altına aldı. Türk Lirası’nı desteklemek ve piyasalardaki dolar likiditesini yönetmek adına atılan adımlar, altın fiyatları üzerinde aşağı yönlü ciddi bir baskı oluşturdu. Londra merkezli Metals Focus tarafından paylaşılan verilere göre, TCMB 27 Şubat ile 27 Mart tarihleri arasında toplam 52 ton altın satışı gerçekleştirdi.
Bu hamleyle birlikte Türkiye’nin net altın rezervleri 440 tona gerileyerek son iki yılın en düşük seviyesini gördü. Bankanın aynı dönemde gerçekleştirdiği 79 tonluk altın takas (swap) işlemi de piyasadaki arzı artırarak fiyat düşüşünü tetikleyen bir diğer unsur olarak kayda geçti.
"Merkez Bankaları Güvenli Liman mı?" Sorgulaması
İsviçre merkezli rafineri devi MKS Pamp analisti Nicky Shiels, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede merkez bankalarının geleneksel "güvenli liman" algısının sarsıldığını belirtti. Shiels, son dönemdeki 1.000 dolarlık fiyat kaybının en büyük itici gücünün merkez bankası satışları olduğunu vurgulayarak, "Piyasa her zaman merkez bankalarının bir güvence mekanizması olduğunu varsayardı; ancak son veriler bu durumu bir nevi çürütüyor," ifadelerini kullandı.
Likidite İhtiyacı ve Net Rezervlerdeki Değişim
Ekonomi yazarı Uğur Gürses, bankanın rezerv kompozisyonuna dikkat çekerek, rezervlerin %60 ila %70'inin altın cinsinden tutulmasının bu operasyonu zorunlu kıldığını belirtti. Gürses, ihtiyaç duyulan dolar likiditesini sağlamak adına bu satışların yapıldığını, ancak mevcut durumda acil bir satış ihtiyacının kalmadığını ifade etti.
Bürümcekçi Araştırma ve Danışmanlık verilerine göre ise bölgedeki savaşın başlangıcından bu yana Türkiye’nin net uluslararası rezervleri yaklaşık yarı yarıya azalarak 46 milyar dolar seviyesine çekildi. Uzmanlar, benzer satış baskılarının enerji kriziyle mücadele eden diğer petrol ithalatçısı ülkelerden de gelebileceğini öngörüyor.
