Küresel ekonomide gerilediği düşünülen enflasyon riski yeniden gündemin ilk sıralarına yerleşti. Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimler, ABD'nin hazırladığı yeni gümrük tarifeleri ve yapay zekâ yatırımlarındaki rekor sermaye harcamaları, küresel fiyat baskılarının yeniden güçlenebileceği endişelerini artırdı. Uzmanlar, bu üç gelişmenin aynı dönemde yaşanmasının merkez bankalarının para politikası üzerinde önemli etkiler oluşturabileceğine dikkat çekiyor.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş enflasyon endişesini artırdı
Orta Doğu'da devam eden çatışmaların enerji piyasalarına yansımasıyla birlikte petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkması, küresel tedarik zincirlerinde maliyet baskısını yeniden gündeme taşıdı. Enerji maliyetlerindeki artışın üretim ve lojistik giderlerini yükseltebileceği, bunun da tüketici fiyatlarına yansıyarak enflasyonu destekleyebileceği değerlendiriliyor.
Trump'ın yeni tarifeleri fiyat baskısını artırabilir
Enflasyon görünümünü etkileyen bir diğer gelişme ise ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin yeni gümrük vergilerine ilişkin hazırlıkları oldu. Yönetimin, büyük ticaret ortaklarından yapılan ithalata yüzde 10 ila yüzde 12,5 arasında yeni tarifeler uygulamayı planladığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre söz konusu vergiler, ithalat maliyetlerini artırarak küresel ticarette fiyat baskısını güçlendirebilir ve enflasyonun beklenenden daha uzun süre yüksek seviyelerde kalmasına neden olabilir.
Yapay zekâ yatırımları maliyetleri yükseltiyor
Teknoloji sektöründe hız kesmeyen yapay zekâ yatırımları da enflasyon tartışmalarının önemli başlıklarından biri haline geldi. Şirketlerin veri merkezi, çip ve altyapı yatırımlarına ayırdığı bütçelerin hızla artması, sermaye harcamalarını tarihi seviyelere taşıyor.
Alphabet, bu yıl için sermaye harcaması tahminini 205 milyar dolara yükseltirken, Apple da artan bellek çipi ve depolama maliyetleri nedeniyle Mac, iPad, ev cihazları ve Vision Pro ürünlerinde fiyat artışına gitmişti. Büyük teknoloji şirketlerinin yükselen maliyetleri tüketici fiyatlarına yansıtabilme gücü, enflasyon üzerindeki baskının devam edebileceğine işaret ediyor.
Gözler merkez bankalarının kararlarında
Küresel piyasalarda oluşan yeni riskler nedeniyle yatırımcıların dikkati gelecek hafta açıklanacak merkez bankası kararlarına çevrildi. ABD Merkez Bankası (Fed), İngiltere Merkez Bankası (BoE) ve diğer önemli merkez bankalarının, para politikası kararlarında enerji fiyatları ve küresel maliyet baskılarını yakından değerlendirmesi bekleniyor.
Piyasalarda kısa vadede faiz değişikliği beklentisi sınırlı olsa da uzmanlar, enflasyon risklerinin artması halinde merkez bankalarının faiz indirimlerinde daha temkinli davranabileceğini öngörüyor.
Uzmanlardan şahin politika uyarısı
PGIM Avrupa Başekonomisti Katharine Neiss, son dönemde jeopolitik gelişmelerin ekonomik görünüm üzerinde belirleyici hale geldiğini belirterek, arz kaynaklı enflasyon baskılarının merkez bankalarını şahin duruşlarını korumaya yöneltebileceğini ifade etti.
Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Christine Lagarde da enerji fiyatlarındaki yükselişe dikkat çekerek, enerji şokunun derinleşmesi halinde genel enflasyonun yeniden hız kazanabileceği uyarısında bulundu.
Goldman Sachs Döviz ve Gelişmekte Olan Piyasalar Başstratejisti Kamakshya Trivedi ise özellikle enerji fiyatları ve yapay zekâ yatırımlarının oluşturduğu maliyet baskılarının, küresel enflasyon açısından gümrük tarifelerinden daha büyük risk oluşturduğunu söyledi.
Uzmanlara göre enerji fiyatları, ticaret politikaları ve teknoloji yatırımlarının aynı anda fiyat baskısını artırması, önümüzdeki dönemde küresel enflasyon görünümünü yeniden şekillendirebilir. Bu gelişmelerin özellikle G7 ülkeleri başta olmak üzere dünya genelindeki merkez bankalarının para politikası kararlarında belirleyici olması bekleniyor.
SEO Başlık: Küresel enflasyon alarmı: Petrol, tarife
