Avrupa devlet tahvili piyasasında bu ay yaşanan sert satış dalgası, hedge fonlarının sistemik öneme sahip piyasalardaki artan rolünü ve getirdiği riskleri yeniden gündeme taşıdı. Avrupa Merkez Bankası (ECB) verilerine göre, yaklaşık 13 trilyon dolarlık Avrupa devlet tahvili piyasasındaki işlemlerin yarıdan fazlası hedge fonları tarafından gerçekleştiriliyor. Bu oran 2020 yılında %30 seviyesinde bulunuyordu.
Fransız 10 yıllık tahvil getirilerinin 24 yılın en yüksek seviyesine tırmanması; artan devlet borç yükü, yüksek enerji maliyetleri kaynaklı enflasyon ve sermaye rekabeti gibi temel etkenlere bağlansa da, hareketlerin hızı ve ölçeği göz önüne alındığında hedge fonlarının pozisyon kapatma işlemlerinin oynaklığı körüklediği belirtiliyor.
IMF'den Likidite ve Fiyat Bozulması Uyarısı
Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yapılan açıklamada, hedge fonlarının devlet tahvillerindeki varlıklarının 2022'den bu yana iki katına çıktığı ifade edildi. Piyasalarda kaldıraçlı işlemler ve türev araçlar kanalıyla 40 trilyon dolardan fazla varlığı yöneten hedge fonlarının, stres dönemlerinde fiyat bozulmalarını ve likidite sıkıntılarını artırabileceği vurgulandı.
Pictet Wealth Management Sabit Gelir Stratejisi Lideri Lauréline Renaud-Chatelain, büyüyen hedge fon topluluğunun tahvil piyasasına belirgin bir oynaklık getirdiğini ve net bir katalizör olmamasına rağmen satışların şiddetlenmesine yol açtığını kaydetti.
Düşük Likidite ve Siyasi Belirsizlik Riski Büyütüyor
Merkez bankalarının bilançolarını küçültmesi ve diğer kurumsal yatırımcıların geri çekilmesiyle piyasada likidite sağlayıcı olarak öne çıkan hedge fonları, aynı zamanda ani çıkış riskini beraberinde getiriyor. Fransa'da 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde yaşanan siyasi gelişmeler ve bütçe açığını azaltma çabalarındaki zorluklar, piyasalar üzerindeki baskıyı artıran diğer unsurlar arasında yer alıyor.
Fidelity International yetkilileri, düşük likidite ortamında borçla finanse edilen kalabalık işlemlerden toplu çıkış yapılmasının fiyat hareketlerini daha da derinleştirdiğine dikkat çekiyor. Sektör temsilcileri ve düzenleyici kurumlar, teminat gösterilen repo piyasaları ile kaldıraçlı carry ve baz işlemlerinin piyasa dengeleri üzerindeki etkilerini yakından takip etmeyi sürdürüyor.
