Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), dış borç istatistiklerinin derlenmesi ve yayımlanması süreçlerinde önemli bir metodolojik değişikliğe gitti. Bankanın "Merkezin Güncesi" bloğunda yayımlanan analizde, dış borç verilerinin artık "ihraç yeri" yerine "alacaklının yerleşikliği" esasına göre sınıflandırılacağı ve değerleme yönteminde piyasa değerlerinin esas alınacağı duyuruldu.
Yeni Dönemde İki Temel Değişiklik
TCMB bünyesindeki uzmanlar tarafından hazırlanan raporda, dış borç stokunun hesaplanmasında uygulanan yeni standartlar şu şekilde özetlendi:
Yerleşiklik Esası: Borçlanma senetlerinin sınıflandırılmasında, senedin ihraç edildiği ülke değil, senedi elinde bulunduran yatırımcının yerleşik olduğu ülke dikkate alınacak. Örneğin, yurt dışı yerleşiklerce alınan bir iç borçlanma senedi artık "dış borç" olarak kaydedilecek.
Piyasa Değeri: Değerleme işlemlerinde nominal tutarlar yerine piyasa değerleri esas alınarak Uluslararası Para Fonu (IMF) standartlarıyla tam uyum sağlandı.
Dış Borç Stokunda Güncelleme: GSYH Oranı Düştü
Yeni uygulama ile 2005 yılına kadar geriye dönük veriler güncellendi. Bu kapsamda, 2025 yılı üçüncü çeyreği itibarıyla dış borç stokunda yaklaşık 65 milyar dolarlık aşağı yönlü bir revizyon yapıldı. Bu düzenlemeyle birlikte dış borcun Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYH) oranı yüzde 36,7’den yüzde 32,5 seviyesine geriledi.
Analizde, metodolojik uyumlaştırmanın 2017 sonrasında dış borç stokunu aşağı yönlü etkilediği, bunun temel nedeninin ise iç borçlanma senetlerinde yabancı sahiplik oranındaki düşüş ve yurt içi yerleşiklerin elindeki yurt dışı borçlanma senetlerinin artışı olduğu vurgulandı.
Portföy Yatırımlarında Faiz Giderleri İçin Mikro Veri Dönemi
TCMB, dış borç verilerinin yanı sıra Ödemeler Dengesi İstatistikleri'ndeki "Portföy Yatırımları" faiz gideri hesaplamalarında da veri kaynağını değiştirdi. Toplulaştırılmış veriler yerine, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerinin de dahil olduğu, menkul kıymet bazlı mikro veri seti kullanılmaya başlandı.
Bu hassas hesaplama yöntemi ile 2020 yılı Eylül ayından itibaren faiz giderlerinde 8 milyar 922 milyon dolarlık yukarı yönlü güncelleme yapılırken, 2025 yılı cari işlemler açığının GSYH'ye oranı yüzde 1,9 olarak gerçekleşti.
