Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından Sapanca’da düzenlenen 15. Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), iş dünyası ve ekonomi yönetiminin önemli isimlerini bir araya getirdi. Zirvede konuşan Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Merkez Bankası eski Başekonomisti Prof. Dr. Ali Hakan Kara, Türkiye’nin uyguladığı mevcut döviz kuru politikasına ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu.
"Reel Sektör Zarar Görüyor, Kur Serbest Bırakılmalı"
Hâlihazırda devam eden kur rejiminin reel sektör üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Hakan Kara, Türkiye’nin bu süreçten çıkması gerektiğini vurguladı. Türk Lirası’nın uzun süre değerli kalmasının yan etkilerine dikkat çeken Kara, şu ifadeleri kullandı:
"TL’nin değerli kalması bir tercih olabilir ancak bu durum uzun sürdüğünde reel sektöre zarar veriyor ve faizlerin uzun süre yüksek seviyelerde asılı kalmasına neden oluyor. Türkiye’nin bu kur rejiminden çıkması gerekiyor. Mevcut sistemde ısrar ettikçe ekonomi daha fazla sıkışıyor."
Kara, Türkiye’nin tam serbest kur rejimine geçmese bile, kurun üzerindeki baskıyı hafifleterek ekonominin elini rahatlatması gerektiğini ifade etti.
"Küresel Ölçekte Enflasyon Hedefleri Değişebilir"
Dünya genelindeki jeopolitik gerginliklerin ve savaş ortamının merkez bankalarının rollerini değiştirdiğini belirten Kara, gelişmiş ülkelerde %2 olan enflasyon hedefinin artık sürdürülebilir olmayabileceğini savundu. Kara, "Savaş ortamında %2 hedefi yerine %3 gibi oranlar 'yeni normal' haline gelebilir. Bu da küresel ölçekte uzun vadeli faizlerin yüksek kalmaya devam edeceği anlamına geliyor" dedi.
"Enflasyon Konusunda İyimser Değilim"
Türkiye’nin enflasyonla mücadele sürecine de değinen Prof. Dr. Hakan Kara, yapısal adımlar ve uzun vadeli planlama konusundaki eksikliklere dikkat çekti. Türkiye’nin hasar yönetiminde başarılı ve şoklara karşı dayanıklı olduğunu ancak enflasyonu tek haneye düşürme stratejisinin henüz tam olarak içselleştirilmediğini belirterek, enflasyonun geleceği konusunda temkinli bir duruş sergiledi.
