Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı dördüncü çeyreğine ilişkin Finansal Hesaplar Raporu’nu yayımladı. Veriler, Türkiye ekonomisinin net finansal pozisyon açığında iyileşme yaşandığını ortaya koyarken, toplam ekonominin net borç alan konumuna geçtiğini gösterdi.
TCMB tarafından paylaşılan sektörel finansal bilanço verilerine göre, 2025 yılının son çeyreği itibarıyla yurt içi yerleşik sektörlerin toplam finansal varlıkları 220 trilyon TL, yükümlülükleri ise 232 trilyon TL olarak kaydedildi.
Net Finansal Pozisyon Açığında İyileşme
Rapordaki en dikkat çekici verilerden biri, Türkiye ekonomisinin net finansal pozisyon açığının Gayri Safi Yurt İçi Hasılaya (GSYİH) oranı oldu. Bir önceki döneme göre 1,7 puanlık bir azalış kaydeden bu oran, yüzde 19,1 seviyesine gerileyerek ekonomik dengelerdeki iyileşmeye işaret etti.
Ekonomi "Net Borç Alan" Konumuna Geçti
Sektörel bazdaki net finansal işlemler incelendiğinde, bir önceki çeyrekte GSYİH’nin yüzde 1’i oranında "net borç veren" konumunda bulunan toplam ekonomi, 2025’in son çeyreğinde GSYİH’nin yüzde 3,4’ü oranında "net borç alan" pozisyonuna evrildi.
Sektörel Dağılım: Hanehalkı Alacaklı, Şirketler Borçlu
Yurt içi ekonominin sektörel dağılımına bakıldığında şu tablo öne çıktı:
Hanehalkı ve Dünyanın Geri Kalanı: Diğer sektörlerden alacaklı pozisyonunu sürdürdü.
Finansal Olmayan Kuruluşlar ve Genel Yönetim: Diğer sektörlere borçlu pozisyonda yer aldı.
Hanehalkı Varlıkları: Para ve mevduat kalemi, yüzde 54’lük pay ile hanehalkı varlıklarında liderliğini korurken; borçların neredeyse tamamının kredilerden oluştuğu görüldü.
Şirket Bilançoları: Finansal olmayan kuruluşların varlıklarında yüzde 51, yükümlülüklerinde ise yüzde 48 ile hisse senedi ve özkaynaklar en belirleyici kalemler oldu.
Türkiye’nin Toplam Borçluluk Oranı Düşük Seyrediyor
Dünya genelindeki borçluluk oranları ile kıyaslandığında, Türkiye’deki yerleşik sektörlerin toplam borç yükünün düşük seviyelerde kaldığı izlendi. Kredi ve borçlanma senetlerinden oluşan toplam borcun GSYİH’ye oranı, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde yüzde 93 seviyesinde gerçekleşerek bir önceki çeyreğe oranla sınırlı bir düşüş kaydetti.
