Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2026 yılının ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 37'ye çekti. Ekonomistler, "temkinli ve kontrollü" olarak nitelendirdikleri bu kararın enflasyon beklentileri ve piyasa likiditesi üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, yılın ilk faiz kararını kamuoyuyla paylaştı. Piyasaların merakla beklediği toplantıdan 100 baz puanlık indirim kararı çıktı. Bu hamleyle birlikte politika faizi yüzde 38’den yüzde 37’ye düşürüldü.
Banka, faiz koridorunda da ayarlamaya giderek; gecelik borç verme faiz oranını yüzde 40’a, gecelik borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’e indirdi. Karar metninde, enflasyon beklentilerinde kısmi bir iyileşme gözlemlense de dezenflasyon sürecine yönelik risklerin canlılığını koruduğu vurgulandı.
Ekonomistlerin Ortak Vurgusu: Ölçülü ve Temkinli Adım
Merkez Bankası’nın bu hamlesi ekonomi dünyasında geniş yankı buldu. Uzmanlar, 150 baz puanlık daha keskin bir indirim yerine 100 baz puanın tercih edilmesini "piyasa gerçekleriyle uyumlu" olarak yorumladı.
Prof. Dr. Hakan Kara: "Makul ve Ölçülü Bir Karar" Karar öncesi enflasyon hedeflerine dikkat çeken Prof. Dr. Hakan Kara, Merkez Bankası’nın tavrını takdirle karşıladı. Kara, "Merkez Bankası düşük faiz lobisinin gazına gelmedi; makul ve ölçülü bir karar aldı. Tebrik ediyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Prof. Dr. Selva Demiralp: "Rehavet Oluşmamalı" Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selva Demiralp, hanehalkı enflasyon beklentilerindeki "yapışkanlığa" dikkat çekti. Demiralp, "Enflasyon yüzde 31’e düşmüşken politika faizinin yüzde 38 olması ciddi bir reel faiz demekti. 100 baz puanlık indirim, kontrollü ilerleme için doğru bir adım. Ancak piyasada her toplantıda yüksek indirim beklentisi oluşması rehavet yaratabilir" uyarısında bulundu.
"2,5 Trilyon TL Eli Tuşta Bekliyor"
Ekonomist İris Cibre, faiz indiriminin Ocak ayı enflasyon beklentileriyle paralel olduğunu ifade ederken, yüksek faiz ortamının geniş kesimlere fayda sağlamadığını savundu. Cibre, özellikle döviz bazlı yüksek faiz nedeniyle ciddi bir sermayenin hazırda beklediğini belirterek, "Asıl sorun uzun zamandır USD bazında yüksek faiz. Eli tuşta bekleyen 2,5 trilyon TL var" dedi.
Gözler 12 Şubat Enflasyon Raporu’nda
Finans Danışmanı Murat Sağman, TCMB’nin yurt dışı yatırımcı toplantılarındaki mesajlarına atıfta bulunarak, bankanın Ocak ve Şubat ayları enflasyon verilerinden endişe duyduğunu belirtti. Sağman, "Daha temkinli davranılarak 100 baz puan indirildi. Bir sonraki kritik tarih 12 Şubat 2026’daki enflasyon raporu toplantısı olacak" dedi.
Öte yandan TEPAV Direktörü Dr. Ali Çufadar, indirimin daha yüksek olması gerektiğini savunarak, "Hem yüksek faiz hem rezerv alımı çelişki değil mi?" sorusuyla farklı bir perspektif sundu.
